EKONOMİ

“Türkiye’nin yüzde 55’i, aynı ürünün pahalısını alınca daha iyi hissediyor”

Uluslararası araştırma şirketi Nielsen'in hızlı tüketim ürünleri pazarı için yaptığı 'Küresel Premiumlaşma Araştırması’na göre, Türkiye'deki tüketicilerin yüzde 55'i, bir ürünün "daha pahalısını" alınca kendisini daha iyi hissediyor. Read More

Türkiye’deki tüketiciler bu özellikleriyle, Avrupalı tüketicilerden ayrışıyor, Asya/Pasifik tüketicileriyle benzeşiyor.

Araştırma sonuçlarına göre, belirli bir kategorideki ortalama fiyattan en az yüzde 20 daha yüksek maliyetli ürünler olarak tanımlanan “Premium” sınıfındaki ürünlerin satışında hızlı bir büyüme görülüyor.

Nielsen araştırmasının sonuçlarına göre, “Premium ürün satın almak kendimi iyi hissettiriyor” diyenlerin oranı şöyle:

– Asya/Pasifik’te yüzde 55
– Avrupa’da yüzde 29
– Afrika/Orta Doğu’da yüzde 48
– Latin Amerika’da yüzde 28
– Kuzey Amerika’da yüzde 36
– Türkiye’de yüzde 55

Doğan Haber Ajansı’na göre Nielsen’in Global Premiumlaşma Araştırması, Asya-Pasifik, Avrupa, Latin Amerika, Orta Doğu/Afrika ve Kuzey Amerika’da bulunan 63 ülkeden internet erişimi olan 30.000’in üzerinde tüketicinin katılımıyla gerçekleştiridi.

Araştırma sonuçları, premium segmentin pek çok pazarda toplam kategori satışlarını geride bırakarak güçlü bir büyüme gösterdiğini, tüketicilerin yalnızca lüks kategorisindeki çok pahalı ürünleri satın alma eğilimi göstermeyip, aynı zamanda gündelik ürünlerde de premiuma yöneldiğini ortaya koydu.

Nielsen Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan yaptığı açıklamada, “Artan refahla birlikte, tüketiciler bütünlüklü bir deneyim sunan ürünleri daha çok talep eder hale geldi. Pek çok tüketici, temel ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlerin ötesinde, ürünleri kendilerini nasıl hissettirdiğine bağlı olarak satın alıyor. Farklı deneyimler yaşamaya yönelik beklentiler önemini korumaya devam ediyor. Örneğin geçtiğimiz yıl Türkiye atıştırmalık kategorisindeki büyümeye en büyük katkının premium segmentteki inovasyonlardan geldiğini görüyoruz” dedi.

Nielsen’den yapılan açıklamaya göre katılımcılar, premium ürünleri daha çok “olağanüstü kalite” ve “performans” ile tanımlarken, premium ürünlerin tercih edilmesinin, katılımcıların büyük bir çoğunluğuna göre ortalama üstü fiyat etiketleriyle de bir ilgisi bulunmuyor. Buna göre, bir ürünü pahalı olduğu için premium olarak değerlendirdiğini söyleyenler, dünya genelindeki katılımcıların üçte birini bile oluşturmuyor ve bu veri, “premium” iddiasını destekleyecek açık bir değer sunmadan fiyatları yukarı çeken şirketlere “net bir uyarı” niteliği taşıyor.

Tüketiciler premium ürünleri rasyonel veya duygusal gerekçelerle satın alıyor; ancak, duygusal gerekçeler, statü ve başarı arzusunun görece daha yüksek olduğu yükselen pazarlarda daha çok ön plana çıkıyor.

blog comments powered by Disqus