TÜRKİYE

MİT TIR’ları davasında savcı, Berberoğlu’na müebbet, Dündar ile Gül’e 15’er yıl istedi

MİT TIR'ları davasında savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, görüntüleri Cumhuriyet gazetesine ulaştırdığı iddia edilen CHP'li vekil Enis Berberoğlu'na müebbet hapis ve 7,5-15 yıl hapis cezası, Gazetenin Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'e de 7,5-15 yıl arasında hapis cezası istedi. Read More

Türkiye’den Suriye’ye giden ve içinde silahların olduğu kameralara yansıyan TIR’ların haberleştirilmesiyle ilgili görülen davada savcı mütalaasını açıkladı.

Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu’nun “terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek yardım etme” suçundan 10 yıla kadar hapsi istendi. Enis Berberoğlu için ayrıca “gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan müebbet hapis istendi. Dava 1 Mart’a ertelendi.

MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin görüntülerin yayınlamasına ilişkin gazeteci Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül ile görüntüleri Dündar’a verdiği iddia edilen CHP’li Milletvekili Enis Berberoğlu’nun yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı. Mütalaada,

İstanbul 14. Ceza Mahkemesi’nde kapalı olarak 3. celsesi görülen duruşmaya sanıklar Erdem Gül ve Enis Berberoğlu katıldı. Yurtdışında bulunan sanık Can Dündar ise duruşmaya katılmadı. Duruşmaya Erdem Gül’ün eşi Aslı Gül, Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar da izleyici olarak katıldı.

Sanık Can Dündar’a ait telefon HTS dökümü CD’sinin gönderildiği belirtilen duruşmada savcı Mehmet Yeşilkaya esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcının mütalaasında, Fethullah Gülen’in yöneticisi olduğu FETÖ / PDY terör örgütünün diğer yöneticilerinden olan Emre Uslu’nun talimatıyla 1 Ocak 2014 tarihinde Hatay Kırıkhan’da ve yine 19 Ocak 2014’te Adana Ceyhan’da MİT TIR’larının MİT mensuplarını darp ve şiddet uygulanarak durdurulduğu, aranmak istendiği belirtildi. Bu TIR’lardaki malzemelerin devletin dış ve iç siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken nitelikte olduğu, bu konuda kamuoyunun bilgilendirildiği, ayrıca yayın yasağı konulduğu ifade edildi. Buna rağmen FETÖ / PDY mensuplarının, devlet sırrı kapsamında bilgi, belge ve görüntüleri temin ettiği, 29 Mayıs 2015’te Can Dündar tarafından “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” haberiyle bu görüntüleri yayınlanarak ifşa edildiği anlatıldı.

“Bana görüntüleri solcu bir milletvekili verdi” demişti

Can Dündar ve Erdem Gül hakkında “Devletin gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan dava açıldığı ve cezalandırıldıkları anlatılan mütalaada, Dündar’ın yargılanması sırasında “Bana görüntüleri solcu bir milletvekili verdi” dediği, yine “Tutuklandık” isimli kitabında 27 Mayıs günü bu görüntülerin getirildiğini anlattığı, bu tarihte Dündar ile Enis Berberoğlu arasında 21 saniye süren bir telefon görüşmesinin tespit edildiği belirtildi. Berberoğlu ve Dündar’ın telefonunun Şişli’den sinyal verdiğinin de belirlendiği ifade edilerek söz konusu görüntüleri Berberoğlu tarafından flash disk içerisinde Dündar’a verildiğinin değerlendirildiği kaydedildi. Mütalaada, böylece sanıkların amaç ve eylem birlikteliği içinde tespit edilemeyen bir şekilde FETÖ / PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarından temin etmiş oldukları görüntü ve belgeleri siyasal amaçlara ulaşmak için ifşa ettikleri belirtildi.

Savcı cezalandırılmalarını talep etti

Mütalaada, Enis Berberoğlu’nun “Devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararlar bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklayıp yayınlamak” suçundan müebbet hapsi talep edildi. Ayrıca sanıklar Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu’nun “Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 7,5 yıldan 15 yılda kadar hapisleri istendi.

Soner Yalçın hakkında zorla getirme kararı

Sanıklar ve avukatları mütalaaya karşı diyeceklerini belirtmek için süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, davetiye tebliğine rağmen gelmeyen tanık Soner Yalçın’ın zorla getirilmesine karar verdi. Sanıklara mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre veren mahkeme, duruşmayı 1 Mart’a bıraktı.

Davanın geçmişi

MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin görüntüleri yayınlaması için Can Dündar’a verdiği iddia edilen Enis Berberoğlu’nun davası, Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı “Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” davasıyla birleştirilmişti. Dündar ve Gül, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkeme’sinde “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan 6 Mayıs 2016’da ceza almışlardı. Dündar 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılıken; Gül’e 5 yıl hapis cezası verilmişti.

Enis Berberoğlu ile Erdem Gül’den adliye önünde açıklama

MİT TIR’larının durdurulmasına ilişkin davada mütalaasını açıklamasının ardından CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül adliye önünde açıklama yaptı.

Erdem Gül: Örgüt üyesiysek bu örgüt gazetecilik örgütüdür

Doğan Haber Ajansı’nın aktarımına göre “Adaletin hızlı olmasını hepimiz isteriz” diyen Erdem Gül, “Geciken adalet, adalet değildir. Fakat biz bu sabah duruşmaya geldiğimizde savcının apar topar, ben hukukçu değilim ama, usulü bir kenara iterek alelacele cezalandırılmamızı talep etti. Cezalandırılmamız istenen iddia bizim bir silahlı örgüte üye olmaksızın bildiğimiz, halen hapiste 140-150 civarında gazeteci arkadaşımız tutuklu, onlar hakkında da talep edilen bir silahlı örgüte üye olmaksızın yardım etme suçlaması. Bunun dosyadaki delili sadece haber. Yani gazetecilik faaliyeti. Evet söylüyorum biz bir örgütün üyesi olabiliriz bu örgüt gazetecilik örgütüdür. Burada net olarak söylüyorum, üyesi olduğumuz örgüt gazetecilik örgütüdür .Bunun dışında hiçbir örgütün üyesi olmaksızın yardım yapmış değiliz. Ama ortada zaten acayip bir durum var gerçek üstü gibi bir ülke burası halen yaşadığımız ülke. Gazeteciler adliyeden ve cezaevlerinden biran önce çıkarılsın. Bu oyun son bulsun. Gerçek üstü oyun ve Türkiye’de. Şairin söylediği gibi Türkiye’de hepimiz ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi” dedi.

“55 gün içinde 3 kişilik mahkeme heyetinin tamamı değişti”

Enis Berberoğlu ise “Ben siyasete girdiğim andan itibarın kendimi gazeteci sayamam” dedi.

Berberoğlu, “Bu aslında mesleğime ve sizlere saygımdan ötürü. Şimdi Erdem Gül çok hafife aldı. Aslında kıdemli bir sanık pozisyonunda kendisi. Ben bir gözlemci olarak başladığım bu süreçte sanık olarak Erdem Gül’le beraber yargılanıyoruz. Can Dündar’la beraber yargılanıyoruz. İlk duruşmayla ikinci duruşmam arasındaki 55 gün içinde üç kişilik mahkeme heyetinin tamamı değişti, başkan dahil… Başka birşey söylememe gerek var mı bilmiyorum. Dolayısıyla bu sabah geldiğimde savcının mütalaasını okumaya tenezzül dahi etmedim. Çok açık söylüyorum. Çünkü bu mahkeme heyetinden zaten başka birşey beklemenin de bir alemi yoktur. Bir ince detay var. Meclise gönderilen fezlekeyle şu anda benim yargılandığım madde değişti. Zaten yapılmak istenenin bu olduğunun farkında oldum. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tek adamlık, tek kişilik diktatörlük rejimine karşı duruyoruz. Karşı durmaya da devam ediyoruz. Daha HSYK’nın tamamını atama yetkisini almadan, iki duruşma arasına bir mahkeme heyetinin tamamını değiştirip kendi çağırdığı tanığı dinlemeye gerek duymadan, savunmanın topladığı delilleri dinlemeye tenezzül etmeden müebbetle yargılamak üzere mütalaa yazan hukuk sistemi dünyanın neresinde ne denir? Sizin takdirlerinize bırakıyorum” dedi. (ZETE)

blog comments powered by Disqus