Twitter, mevzubahis hashtag’i birden trend başlıkları listesinden düşürünce kıyamet koptu. Siyasetçilerimizden bir kısım medya çalışanımıza, AKP teşkilatlarından takipçi avına düşen fırsatçı hesaplara kadar herkes, Twitter’ın oynadığı “büyük oyunu” bozmak için milli seferberlik oluşturdu.

Tam Twitter’ın ihaneti itiraf edeceğini düşünürken birden baktık ki, son derece makul bir açıklama geldi. Özce Twitter diyor ki, fark ettim ki birden birbirine çok benzeyen, pek de insan eli değmemiş tweet’ler yağmaya başladı. Bu durum da bizi bozuyor. Robotlara söyleyin böyle yaparlarsa TT listesinden düşürürüz.

Peki Twitter neden bu açıklamayı yaptı? Konuyu neresinden tartışmamız lazım? Birlikte bakalım.

SORU 1: Twitter ideolojik nedenlerle hashtag indirir mi?

Hayır. Zira Twitter’ın ideolojisi diye bir şeyden söz edecek olursak, öyle bir ideoloji Türkiye’de nadir elementler listesinde kendine yer bulabilir. Twitter gazete değil, televizyon değil, haber portal değil. İçeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulduğu ve ne kadar çok insan içerik üretirse, karlılığını o kadar yükseltecek bir sosyal platform. Ve emin olalım ki, Twitter bünyesinde robot hesap kurup, daha çok mesaj atılmasını sağlayacak teknik kapasitede insanlar var. Robot hesaptan tweet atmayı akıl eden ilk insanlar Ankara’da yaşamıyor. Mecranın yöneticileri böyle bir şeyin yapılabileceğini biliyorlar ve istemiyorlar. Çünkü mecranın gerçekliği kârlılığını etkiliyor. Mecraya ne kadar çöp boşaltırsanız Twitter’ın o kadar zararına. Ha bugün bu söylediğimizi savunan bazı muhalif medya kuruluşlarının (evet evet, Türkiye’den yayın yapan) Twitter hesaplarının takipçileri de bir gecede uçup gidivermişti, hatırlayın. Twitter bu arkadaşların sahtekarlığına izin vermeyip, robot hesapları sildiğinde de aynı mesajı veriyordu: Saçmalamayın, burada iş yapmaya çalışıyoruz.

SORU 2: Troll nedir? Bu hashtag bir troll işi midir?

Vallahi bir troll’leme etkinliği olabilir. Galat-ı meşhur kullanımlarımızdan biri troll’lük. Normalde, belli bir organizasyon, sarkastizm ve manyel barındıran, sosyal medya kullanıcılarının muhatabını ince ince “yediği” ama bir yerden sonra niyet ortaya çıkınca muhatabı zor durumda bırakan eylem aslında troll’lük. Oysa bizim muhalif medyamız bu kavramı, “aşırı AKP’lilik” olarak yaygınlaştırdı. Öyle değil. Alay etmek var işin içinde.

O yüzden diyorum, #WeLoveErdogan hashtag’i sanki biraz troll hareketi gibi. Cumhurbaşkanı, ABD’ye giderken “hadi İngilizce hashtag’i TT yapıyoruz” gibi bir mantık ciddi ciddi kurulmamıştır heralde. AK Troll’ler sanki biraz ironi yapmış gibi gibi.

SORU 3: Twitter’da TT olursam bu “Algı Operasyonu” olur mu?

Algı operasyonu Türkiye’de son yılların yükselen değeri. Güvenlikçi politikalar zihinleri öyle bir kuşatmış ki her an bir operasyona hazır bir “Millet” oluştu. Kendileri biraz sus pus ama kalıp gibi %50’lik bir hacimle orada duran bir “Millet” türü. Olayı şu: Hiçbir algı operasyonundan etkilenmeden, davranışlarında en ufak bir sapma olmayan bir “Millet” bu. Sürekli bu milletin algısına operasyon düzenleniyor. Neyse ki arada Twitter’da bazı hashtag’ler yukarı çıkıyor da büyük oyun bozuluveriyor.

Şaka şaka. Twitter’da TT olmak Kıvanç Tatlıtuğ’un dizisinin arasına reklam vermek gibi bir şey. Nasıl ki dizi reklama girdiğinde çay koymaya mutfağa gidersiniz, öyle işte. Önemli olan takip ettiğiniz insanların ne dediği. O yüzden Twitter’da algı operasyonu yapmak istiyorsanız, TT olmak yerine Twitter’daki etkili kullanıcıları organik yollarla ikna etmeniz gerekir. Mesela sosyal mecraları yasaklar, yavaşlatırsanız, buradaki etkili kullanıcılar sizi sevmez. Algı operasyonu yaparlar.

SORU 4: Hashtag tersi bir anlam taşısaydı, Twitter yine listeden atar mıydı?

Evet arkadaşlar. Anlamına bakmaksızın aynı şey olurdu. Durum kişiye özel değil, genel, genel!

Ha o zaman toplumumuzun muhalif çevreleri Twitter’ı yandaşlıkla suçlayacaktı. Eee Twitter olmak zor. Medyanın en çok yasaklandığı yerlerde coşan bir mecra. Bu tür şeylere alışkın olmalılar.