Her zamansız yağmur ya da kar yağışında, eh tabii ki sırtımız pek karnımız toksa mazoşist bir keyif alıyoruz. Bizim yıllardır dilimizde tüy bitmişti “iklim değişikliği” diye diye; işte dediklerimiz oluyor diye. Aslına bakarsak kendimizi bile yeterince ikna edememişiz galiba çünkü yine de şaşırıyoruz. Aslında çok basit, dünya ölüyor.

ABD Devlet Başkanı Barack Obama, Demokrat Partili başkanların ikinci dönemlerinde genellikle yaptıkları gibi “insani” planlarından birini, “temiz enerji planını” açıkladı: “Gezegenimizin geleceği için daha büyük bir tehdit oluşturan sorun olmadığına ikna olmuş durumdayım. Çok geç kalındı diye bir şey de yok…” Çok şükür diyor insan; zamansız yağmurlar altında, eğer sellere kapılmıyorsanız ve heyelan olup ayağınızın altından toprak kaymıyorsa. Bu haberin hemen altında okuyacağınız “Muson yağmurları can almaya devam ediyor” haberini sanki bu dünyada olmamış gibi davranmaktan vazgeçebiliriz belki artık. Hindistan’da 120 kişi öldü, 1 milyondan fazla kişi evsiz kaldı, Pakistan’da 116 kişi öldü, 850 bin kişi evsiz kaldı. Bangladeş, Myanmar’da 46 kişi öldü, 200 bin kişi yaralandı. Bangladeş, Çin, Vietnam’da yok olan insanlar, evler, yaşam alanları ve her şeyi, hiç iklim değişikliği ile bağlantısı yokmuş gibi masum Muson’un üstüne atıp kaçmaktan kurtulabiliriz belki artık.

“Temerküzün olduğu her enerji, iklim değişikliğine, ekolojik yıkıma neden olur”

Başkan Obama’nın Temiz Planı’nda alınacak önlemler altında karbon salınımının yüzde 32 düşürülmesi, bunun için, ABD’de sarf edilen enerjinin yüzde 10’unu teşkil eden termik santrallerin azaltılması ve kendi ifadesiyle 166 milyon otomobilin yollardan alınması olduğu sayıldı. İyimser mazoşistler olarak, “geç de olsa anladılar” diye sevince kapılıp ve artık bizde de, mesela Soma katliamı gibi kazalara yol açan hunharca kömür çıkarmanın azalacağına, önce Yırca’da, orada halk direnince, yakın köylerinde kurulacak termik santralden vazgeçileceğine inanabilirsiniz ya da her şey bir yana, “milyonlarca otomobilin trafikten çekilmesi bile önemlidir” diyebilirsiniz tabii ki. Ancak kapitalizmin tarihi bize göstermiştir ki bu planın bize yansıması, oradan sökülecek termik santrallerin ya da boşa çıkacak termik santral pazarının bu topraklara taşınması, otomobillerin doğrudan ya da o teknoloji ile yeniden üretilerek bu taraflara gelmesidir.

‘Temiz Enerji’ planında önemli olan taraf, enerjinin üretiminden çok tüketilmesine ilişkin alınan önlemlerdir. Dünyanın bütün petrol üretiminin üçte birini tüketen ABD’de alınan bu karar, ancak sembolik bir referans olsa da kayda değer. Ama gerçek bir temiz enerji ancak temerküzden-iktidardan ayrılarak mümkün olabilir. Yoksa termik santralden rüzgar enerjisine geçilmesi ya da hidroelektrik santrallerden güneş enerjisi tarlalarına dönülmesi hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Temerküzün olduğu her enerji, iklim değişikliğine, ekolojik yıkıma neden olur.

Daha ayrıntılı bir enerji ve iktidar tartışmasını bir başka yazıya bırakarak, mazoşizm ile, Marques de Sade ile başlayan yazımızı yine onunla bitirelim:  “Hepimiz toplanmışız, giyotinin tepeden inecek olan bıçağını seyrediyoruz…”