Bakmayın “Beyaz Türk” diye aşağılandıklarına. Hiç çalışmayanı haftada 40 saat çalışır. Toplumun eğitim ortalamasının üstünde eğitim almıştır lakin kendi eksiklerini görüp geliştirmeye en meyilli insanlar onlardır.

Bu memlekette kitap az okunur, yine okuyan odur, Şahan Gökbakar çekmediyse film izlenmez, film gibi filmi yine o izler, doğru dürüst müzik yapıyorsan yüzüne bakılmaz, yine o bakar. Kültür-sanat dünyasıyla toplum ortalamasına kıyasla çok daha fazla ilgilenir ama batılı akranlarıyla kendini kıyasladığında kendini eksik hisseder. Daha okunacak çok kitabın, izlenecek çok filmin, keşfedilmemiş çok şarkıcının olduğunu bilir.

Aslında ülkenin en çok yatırım yaptığı insanlarıdır onlar. Liyakat düzeyi en yüksek grup diyebiliriz. Sırf bu nedenle yaşlıları “monşer”, kadınları “feminist”, erkekleri “entel” diye aşağılanır. Sırf iki lafı biraraya getirebildikleri için bu yapılır.

Bu arkadaşlarınız olmasa, ne o bağımsız mizah dergileri çıkmaya devam edebilir, ne sokak çalgıcıları gününü tok karınla geçirebilir, ne taksiciler siftah yapabilir, ne de aradığınız prezentabl iş adayına ulaşılabilir.

Onlar endişe eder:

Sıcak yaz günlerinde sokak hayvanlarının suya ihtiyacı olduğunu düşünür.

Askıda ekmek kampanyaları yapar.

Bir felaket olsun (Allah korusun, yoksa koruyacak kimse yok), daha devlet konuyu kavrayana kadar onlar yardım kamyonlarını çoktan yola çıkarmıştır bile.

Sinemaları AVM’ye dönüştürülecek diye sokaklara düşerler.

Tatlıcısının binası yıkılmasın diye sosyal medya kampanyaları başlatırlar.

Başkası gölgesinden yararlanıyordur diye, bir ağacı kestirmemek için dünyayı ayağa kaldırırlar. Tillahı gelse tanımazlar; yeri gelirse direne direne kazanırlar.

İşte burnu büyük, elitist, “Beyaz Türk” diye aşağılanan bu insanlar böyle iyi insanlardır.

Onları “Beyaz Türk” diye aşağılayanlar var ya! İşte savaşları çıkaranlar, hırsızlıkları yapanlar, yetimin hakkını yiyenler… Hepsi onlar.

Aşağıladığınız insanlarınız, belki de yegane “insanlarınız.”

Onlar şimdi de barışı istiyor. Hem de bembeyaz bir hissiyatla.

Çünkü çocuk bedenleri karaya vurmasın, okumaya gittiği şehirde esnaf dayağıyla gençler ölmesin, gaz fişeğiyle kimsenin gözü çıkmasın isterler.

Artık bu ülkenin belki de tek iftihar kaynağı olan bu insanların insiyatif almasını sağlayın. Zira şu ülkede vicdanı yük taşıyan bir onlar kaldı. Onların gözünün içine bakın, onları pamuklara sarın.