Yıllar sonra eğer Erdoğan rejimini simgesel olarak tanımlayın deseler, en uygunu bir inşaat kepçesi olurdu. Kendisini her ne kadar bulunmaz Hint kumaşı sansa da Erdoğan rejimi, neoliberal iktidarların bütün unsurlarını taşıyan, sıradan bir figür. Bu kepçe rejimi, en son Silopi’yi riskli bölge ilan edip, yasal kepçesiyle yıkma kararı aldı. Neoliberalizm, tüm fetihçi rejimler gibi işgal ettiği yere kendi simgelerini dikecek. Bu toprakların neoliberal simgesi de en çok kepçeye sahip olduğunu sandığım TOKİ’lerden başka bir şey değil tabii ki.

Bundan üç yıl önce ‘Kent Reformu Ve Gecekondu Hareketi’ kitabını yazdığımızda bütünsel olarak vurgulamaya çalıştığımız neoliberalizmin nihayetinde yeni kent inşasından başka bir şey yapmaması ve burada muhtaç olduğu kudret, enerji için doğayı talan etmesiydi. Yani Silopi’de yıkılan binaların, -pardon, yıktıkları binaların- yeniden inşası ile Artvin’de Kafkasör yaylasının maden sahası olarak açılması madalyonun iki tarafı aynı yüzlü, neoliberalizmden başkası değil. İşte biz tam burada feleğin tekerine çomak sokmak için tam tersine kent topraklarını demokratize etmek, yani ‘Kent Reformu’ ile halka dağıtmak ve mesela Hakkari’de erkek mülkiyeti yüzde 92 olduğu için yani evsizler kadınlar olduğu için onlara vermek zorunda olduğumuzu söylüyorduk. Bu bir güzel günler ütopyası değil zorunluluktu. Çünkü simgesel olarak anlatırsak ya siz kolektif kararlarla, birlikte, demokratik bir mimariyle ekolojik evler inşa edeceksiniz ya da neoliberal fatihler TOKİ’lerini dikecekler!

Maaşlı ve tımarlı danışmanların arasında hasbelkader Lacan okuyanlar olduğu kesin. Lacan Amazon’da indianların toprakları terk etmeleri için uçaklardan hastanelerden aldıkları çarşafları attıklarını, bağışıklığı olmayan yerlilerin peşpeşe hastalıktan kırılmasıyla toprakları boşaltıklarını anlatıyordu. Buna karşı tepki doğunca bu sefer onlar için! Yüksek binalar yapıp –onları kurtarıp- modern binalara yerleştirmeye karar verdiler. Lacan ‘İşte o zaman gökyüzü indianların başlarına yıkıldı’ diyordu. Rejim şimdi ikinci bölüme geçti. Yani ‘yasal kepçesiyle bir TOKİ yaklaşmakta.’

Bu fütuhat sadece bu topraklarla da sınırlı değil. Rejimin kuşkusuz başkanı, Gine ziyaretinde gene kendini alamadı ve yol kenarındaki binaların yıkılması gerektiğini ‘kardeş’ hükümete söyledi. Bu ‘kardeş’ teriminin, bizde kardeşlerini boğduran padişahlar döneminden beri çok tehlikeli olduğunu biri Ginelilere söylemeli. Yoksa Gine’de de ‘bin kepçe çocuklar gibi şen’ ortalığı temizleyip aynı uçakta yolculuk eden müteahhitlere teslim edecek…

Bu sıradan neoliberal sistem, mülteci kellesi başına para hesaplarıyla uğraşırken de kepçelerin ağızları sulanıyor. Bilimkurgu filmlerinde dünyayı ele geçiren robotlar, kepçelerden başka bir şey değilmiş anlaşılan…