“Böyle bir algı oluştu”, “toplumda böyle bir algı var”, “böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor”.

Vay arkadaş; psikolojiye, sosyal psikolojiye ne kadar meraklı bir toplum olduk. Kendini gündemi belirliyor sanan ama aslında toplumun çok büyük bir kesiminin sokakta görse tanımayacağı gazeteciler ve haberciler, soramadıkları ve asla soramayacakları soruları “toplumda böyle bir algı oluştu” diyerek röportaj yaptıkları insanlara sormaya başladı. Algı, algı diyorlar.

Aslında normal standartlarda gazetecilik yapılan ülkelerde “insanlar sizin hakkınızda böyle böyle düşünüyor”, “hakkınızda böyle şüpheler var” diye sorulması gereken sorular, 13 yıllık AKP iktidarı süresince gazetecilerde oluşan otosansür nedeniyle “algı” kafesine girerek soruluyor. Tabi öyle sorduğunuz zaman da eksik sormuş oluyorsunuz, ısrarcı olamıyorsunuz. Kim ölçtü o toplumsal algıyı demezler mi?

Demezler. Çünkü burası Türkiye.

“Kendi sorunu kendin sor” algısı

İşin garip tarafı, direkt soru soramamanın sonucu şimdi AKP’de sorun yaratmaya başladı. Oyları düştü, vekil sayıları düştü, tek başına iktidar devri bitti. Bu ne demek? Toplumu, ilgili çevreleri ikna etmeniz gerekiyor artık. Ama sizin insanları ikna etmeniz için, birilerinin size açık açık soru sorabilmesi lazım. AKP kendi yasağında boğuluyor ama onlar için de “algı” bir çıkış kapısı oldu. Soru soramayan gazetecilerin, sormadıkları soruyu yanıtlayabilmek için, AKP’li yetkililer ve hatta diğer partilerden yetkililer de “toplumda böyle bir algı yaratılmaya çalışılıyor” diye lafı açıp, bu “algının yanlışlığını” anlatıyorlar.

Bahsedilen şey algı değil, kanaat. Peki neden bunun adı şimdi “algı” oldu?

“Algı operasyonu” mitingleri

“Algı operasyonu dediği şey aslında bildiğiniz kitle iletişimi arkadaşlar”

Çünkü “çok yukarılarda biri”, aylarca kendini aklamak için meydanlardan “algı operasyonları” diye bağırdı. Algı operasyonu dediği şey aslında bildiğiniz kitle iletişimi arkadaşlar.

İnsanlar, normal toplumlarda iktidarı sorgular. Onu neden öyle yaptın, bunu neden böyle yaptın? Muhalefet partileri, iktidar partisinin açığını arar, sorar. E şimdi bir de sosyal medya var. İnsanlar baskıcı iktidardan yorulduğu için her açığı iktidarı zayıflatmak için kullandı. Bu da normal. Peki nedir bu algı operasyonu?

“Algı operasyonu” kavramını kullanmak, kitle iletişimini, hesap verirliği, idari şeffalığı ortadan kaldırmak isteyen siyasi zemini kuvvetlendirmek anlamına geliyor. Bu kavramlar üzerinden soru soran tüm gazeteciler, moderatörler vs. de AKP’nin değirmenine su taşıyor.

Ya da şöyle mi desek: Medya çalışanlarında böyle bir algı oluşturuluyor.

Eğer söz edilen şey, olmayan bir şeyi var gibi göstermekse, tüm algı operasyonlarını 13 yıldır AKP iktidarının yürüttüğü açık.

Bugün duvara toslayan, hepimizi fakirleştiren kötü ekonomi yönetimini, “Türkiye mucizesi” diye paketleyerek topluma satmak, algı operasyonudur.

Herkesi susturup, düşünce özgürlüğünü baskılayarak, sırf başörtüsü serbestliğini sağlayıp “kişi hak ve özgürlüklerini geliştirdik” demek, sokaklara TOMA yığmaya “ileri demokrasi” demek, algı operasyonudur.

Esir PKK lideriyle bir takım temaslar kurup, istediğiniz seçim sonuçlarını alana kadar yalancı bahar yaratıp, ardından insanların can güvenliğini bırakmamayı, “Çözüm Süreci” diye vatandaşa satmak, algı operasyonudur.

Kendi iktidarını sağlayıp, sağlamlaştırmak için, iktidarda olduğu halde muhalefet partisi retoriğiyle siyaset yapmak, mağdura yatmak, algı operasyonudur.

Ya da başıma bir şey gelmesin. Bende böyle bir algı oluştu.

Doğru mudur?