Metin Eloğlu şiirine giriş niteliğindeki bu yazıda, madde madde, Eloğlu şiirinin, bünyede yarattığı yan etkileri inceleyeceğim.

1. Günlük söyleminde fersah fersah altında seyreden bir dil kullanmasının beyinde yarattığı kavrayamama durumu. Bu durum, yüze soğuk su çarpmak suretiyle geçecektir; telaşlanmayın.

2. Yine dilinin, sıradan hicivi aşması, önce gıdıklayıp, sonra sarsıp, en son da kafanıza bir şişe çarpıp sizi yere düşürmesi sonucu oluşacak kaçınılmaz bir şaşırma durumu. Bu durumu okumaya devam ettiğiniz süre içerisinde aşacaksınız.

3. Şiirine soktuğu tiplemelerin midede yarattığı hazımsızlık hali. Sevmek ve nefret etmek arasında gidip gelen bir medcezir hadisesi. Gülmek ve acımak arasında gidip gelen bir sonsuzluk denklemi. Merak etmeyin; bu sorunu da severek ve gülerek halledeceksiniz.

4. Şiirinin ruhta yaratığı hiçlik duygusu. Bu yan etkiye alışın çünkü geçmiyor.

5. Eloğlu’nun çatlak ruhunu şiirine birebir yansıtması sonucu oluşacak hafif psikoz. Onu biraz tanıyıp okuyunca bu süreç de atlatılabilecek bir durum. Şikayet etmeyin.

6. Garipçilerin yamaçta dalgalanan bayrağını alıp dağın tepesine dikmesi sonucu yarattığı sanrı dünyası. Bazıları bu etkiyi o kadar güçlü yaşıyor ki bir daha kendilerine gelemiyorlar.

7. Argo ve direkt söylemin fazla dozda olması sonucu zehirlenmek. Kafa yapan bir zehirlenme bu. Ambulans falan çağırmayın. Derin derin nefes alıp bu anın tadını çıkarın.

8. Bir ressam olmasının şiirine kattığı desenlerin algıyı allak bullak etmesi sonucu oluşabilecek kısa süreli hafıza kaybı. Onu şiirindeki mekanlar ve karakterler bir desen çalışması gibidir. Bu yüzden çizgilerin özgürlüğü sizi derin bir mağaraya sokabilir. Aldırmayın. Geçer.

9. Şiirindeki kenar mahalle yaşamının sizi fakirliğe alıştırabileceği gerçeği. Problem değil, zaten yapmak istediği tam da bu. Yoksullara yoksul olduklarını ironi ile anlatmak. Eğer zenginseniz bu yan etki sizi bağlamaz.

10. Ve son. Bu hapı yutmadan önce Eloğlu’nun sizinle, kendiyle ve dünyayla coşkun bir biçimde dalga geçeceğini unutmayın. Tok karnına alın. Sabah kahveden sonra iyi gider. Şiir cırcırı yapabilir. Maazallah onun gibi bin tane şiir yazarsınız fakat hiçbiri beş para etmez. Üzülürsünüz. Taklidi kolay fakat ruhunu yakalamak imkansızdır. Kimse söyleyemese de milenyum şiirinin atasıdır. Taştır. Düşündürürken güldürür. Ağlatırken dalga geçer ve en önemlisi yıllar evvel yazdığı şiirler bugünün sistem karşıtı şiirlerine beş basar. Şiir tarihini bir makine olarak düşünürsek, bu makinenin belki de tek yalama yapan parçasıdır. Onu bir yere koymaya kalkarsanız en büyük yan etkiye hazır olmalısınız. O da deliliktir.