YAŞAM

Ankara Barosu: Erkek şiddetine ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimi yapılmasın

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için sunduğu çözüm önerisinde, Türk Ceza Yasası'nda hakim takdirine bırakılan "haksız tahrik indirimi" ve "iyi hal indirimine" dair maddelerin, erkek terörüne maruz kalan şiddet mağduru kadınların, özellikle de tecavüz ve taciz mağduru kadınların davalarında uygulanmaması gerektiğine dikkat çekildi. Read More

Özgecan Aslan’ın hunharca öldürüldüğü 31 Şubat 2015’den bu yana boşanmak ya da evlenmek istemediği için 350 kadının katledildiğini,15 kadın ve kız çocuğuna da tecavüz edildiğini, 29 kadının yaralandığını, 6 kadın ve kız çocuğuna ise tacizde bulunulduğuna dikkat çeken Ankara Barosu, öldürülen kadınlar arasında, yasal haklarını kullananlar, katili hakkında 3 kez koruma kararı çıkartmış olanlara dikkat çekti.

Baro’dan yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Kadına yönelik şiddet, insan hakkı ihlalidir. Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi’nde ve Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nde, kadına yönelik şiddet ‘kamusal veya özel yaşamda kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı, ıstırap veren ya da verebilecek olan ve cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma’ olarak tanımlanmıştır. İstanbul Sözleşmesi’nin önsözünde, ‘kadınlara yönelik şiddetin, erkekler ve kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinin dışa vurumu olduğu, kadınlara karşı ayrımcılık yapılmasına yol açtığı ve kadınların ilerlemelerinin önünde engel oluşturduğu, bu nedenle şiddeti önlemenin bir devlet politikası olması gerektiği’ vurgulanmaktadır.

25 Kasım gününün diğer günlerden farkı, bu günde dünyanın her yerinde kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ve giderek artan cinsiyete dayalı şiddete odaklanılmış olmasıdır. Günümüzde kadına yönelik şiddet olgusu, sadece bir kadın sorunu olarak değil toplumsal bir sorun olarak çok yönlü şekilde gündeme alınmakta ve çözüm üretmek için sosyoekonomik koşullar, politik gelişmeler ve kültürel etkenlerle birlikte değerlendirilmektedir.

Yerel ve ulusal medyaya yansıyan haberlere göre 2015 yılında, Özgecan ASLAN’ın öldürüldüğü 11 Şubat 2015 tarihinden bugüne kadar ERKEKLER 350 KADINI boşanmak istediği için veya evlenmek istemediği için öldürdü. 15 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti;  29 kadını yaraladı; 6 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulundu. Öldürülen kadınlar arasında, yasal haklarını kullananlar, katili hakkında 3 kez koruma kararı çıkartmış olanlar da vardı.

Hangi yasal düzenleme yapılırsa yapılsın, ailede ve toplumda, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı yetiştirilme sorunları aşılmadan, temel eğitimde, hatta ana sınıfında bu yönde eğitim metotlarıyla dersler verilmeden, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadan yasaların bir anlamı kalmamakta ve her gün çığ gibi büyüyen kadına yönelik her türlü şiddet ve öldürme fiillerinin önüne geçilememektedir.

Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre, toplumsal cinsiyet eşitliğinde, 2014 yılında 142 ülke arasında 125. sırada yer alan Türkiye, 2015 yılında 145 ülke arasında 130. sırada yer alarak daha da gerilemiştir.

Şiddeti önlemek için;

Türk Ceza Yasası’nda mevcut olan ve hakim takdirine bırakılan ‘haksız tahrik indirimi’ ve ‘iyi hal indirimine’ dair maddelerin, erkek terörüne maruz kalan şiddet mağduru kadınların, özellikle de tecavüz ve taciz mağduru kadınların davalarında kesinlikle uygulanmaması lazımdır.

Risk gruplarına, şiddetle sık karşılaşan meslek gruplarına ve kamuya yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına hız verilmelidir.

Erkek egemen zihniyet, kadın erkek eşitliğini göz ardı eden yönetim anlayışı, şiddetin önlenmesi konusunda yasaların yaşama geçirilememesi karşısında kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırlanan Ulusal Eylem Planı, hızla ve kararlı bir devlet politikasıyla hayata geçirilmelidir.” (ZETE-Ankara)

blog comments powered by Disqus