TÜRKİYE

Aladağ’daki yangın sonrası 30 Kasım’da yaşanan gelişmeler

Aladağ'da kız yurdunda dün akşam ölümlerle sonuçlanan yangının binanın elektrik tesisatından çıktığı söylenirken, faciadan yaralı kurtulan bir kız öğrenci, ''Alt katta bulaşık yıkıyorduk. Arkadaşımın eline elektrik geldi. Çıtır çıtır bir ses çıktı. Sonra yangın çıktı'' dedi. Read More

Yurt yangınında hayatını kaybeden eğitmen ve öğrencilerin kimlikleri belli oldu, ancak cesetlerin bir kısmının teşhisi ancak DNA testi ile kesinleşecek. Ölenlerin arasında yurt müdürü C.G.’nin 4 yaşındaki kızının da olduğu belirtildi. Faciada ölen 12 kişinin isimleri şöyle:

Eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürünün kızı Sare Betül Genç, 8’inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü; 7’nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden; 6’ıncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5’inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Ağdoğdu ile Cennet Karataş.

Otopsi tamamlandı

Adana Adli Tıp Kurumu’nda gece boyunca yapılan otopsi işlemleri tamamlandı. Ailelerden alınan kan ve doku örnekleri, cesetlerden alınan parçalara DNA testi yapılıyor. Ayrıca otopsi işlemi yapılan cenazeler Asri ve Buruk mezarlıklarının morguna götürüldü.

Cesetler, teşhis işlemlerinin tamamlanmasının ardından toprağa verilmek üzere ailelerine teslim edilecek.

Müdür gözaltında

yangin cikan kiz yurdu adana 3Yangınla ilgili adli, idari ve teknik olmak üzere 3 koldan soruşturma başlatıldı.

İlçeye en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yangının çıkış nedeninin ortaya çıkarılması ve sorumlular hakkında ‘taksirle ölüme sebebiyet’ vermek suçlarından soruşturma başlatıldı. Yurt Müdürü Cumali Genç gözaltına alındı.

Bakan Kaynak’ın iddiası: Yangın merdiveni kilitli değildi

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Adana Valiliği’nde gelişmeler hakkında bir basın toplantısı düzenledi. Yaşananları değerlendiren Kaynak, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün, yangın merdiveni kapısının kilitli olduğu ve ölümlerin çoğunun o katta olduğu iddiasına karşılık, yangın çıkış merdiveninin kapısının kilitli olmadığı yönünde kendilerine bilgi verildiğini, hatta kapıdaki tül perdenin bile hala sağlam olduğunu söyledi.

Bu konuda bilirkişi incelemesi ve soruşturmanın devam ettiğini ve sonucuna göre olayın netleşeceğini belirten Kaynak, “54 kapasiteli öğrenci yurdunda 31 kişinin bulunduğu esnada yangın çıkıyor, 24 yaralı olay yerinden çıkartıldı. 8’i yetişkin 16’sı öğrenci. Tedavi edilenlerden durumu iyi olanlar taburcu edilmeye başlandı. Orada 10 öğrenci, bir küçük yaşta çocuk ve bir yetişkin hayatını kaybetti. Bu çocuklar sadece ailelerinin değil tüm milletin ülkenin geleceğiydi. Ailelerine taziye diliyorum” dedi.

Haziran ayından denetlenmiş

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, otopsi işlemlerinin gün içinde tamamlanmasını beklediklerini de kaydetti. Kaynak bir soru üzerine yurt binasının ruhsatlı ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan çalışma ruhsatı olduğunu, en son denetimin geçen haziran ayında yapıldığını söyledi. Kaynak, yurdun 2015 yılında ise çok kapsamlı bir denetimden geçtiğini de hatırlattı.

Babanın evlat acısı

yangin cikan kiz yurdu adana 4Aladağ’daki yurt yangınında yaşamını yitiren 12 yaşındaki Cennet Karataş’ın babası Mehmet Karataş, çocuğunun bu yıl ilk kez yurda başladığını belirterek “Burası ilçenin tek kız yurdu. Başka seçeneğimiz de yoktu” dedi.

Aladağ’daki Sinanpaşa Ortaokulu’nda okuyan, ailesi ilçe merkezine 1.5 saat uzaktaki bir köyde yaşayan Cennet Karataş, ilkokulu 4. sınıfa kadar köyünde okumuş, geçen hafta da TEOG sınavları tatili nedeniyle 3 gününü ailesi ile geçirmişti.

CHP heyeti inceleme yaptı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun isteği ile oluşturulan CHP heyeti yurt binası enkazında incelemeler yaptı. Adana Milletvekilleri Zülfikar İnönü Tümer, İbrahim Özdiş, İl Başkanı Ayhan Barut ve ilçe yöneticilerinin enkaza girişinde Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Mak kendilerine bilgi verdi.

Bu sırada bir kişinin, “Bu adam yanlış bilgi veriyor” demesi üzerine tartışma çıktı, polis bu kişiyi enkaz alanından dışarı çıkardı. Daha sonra da bir polis görevlisi milletvekillerini dışarı çıkarmak isteyince tartışma büyüdü ve vekiller enkaz alanının dışına çıktı.

CHP: Bu yurt yasaya aykırı

CHP Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer açıklamasında, şunları söyledi:

“Bunlar maalesef köylerdeki okullar kapatıldığı için merkezde toplanan yavrular. Devletin yurdu depremden sonra yapıldığı halde depreme uygun olmadığı için yıkılmış. Sonucta bir yurdumuz yıkılmışken burdaki yurdun kontrolleri yapılmış mı bilgimiz yok. Ama böyle bir yurda yerleştirilmiş. 12 can gitti. Daha önce de yaşadık bunları. Gereken önlemler için uyarılarda bulunduk. Kimseyi erken suçlamıyoruz. Ancak ihmaller zinciri var. Yurtlar 2014’deki bir yönetmelikle ilköğretim çağındaki çocuklar yurtlara yerleştirelemez. İlkokul ve ortaokul. Kaybettiğimiz öğrenciler ortaokul çağındaysa burda büyük bir yanlışlık var. Daha önce Ensar olayında da bunu yaşadık. Konya’da patlamada çocuklarımızı kaybetmiştik. Bu çocukların özel yurtlarda barınamayacağına dair net bir yasa varken eğer bu çocuklar gerçekten de ortaokul çağındaysa yasaya uygun değil.”

CHP Milletvekili İbrahim Özdiş de devlet ve hükümet yetkililerinin başsağlığı mesajları ile olayı geciştirmemesini isteyerek, “Sıkıntı, şu devletin yetkilileri” dedi.

Bu tür olayların ilk olmadığını, 2008’de Konya’da benzer olayın yaşandığını belirten Özdiş, “Defalarca parlamento nezdinde araştırma önergeleri verdik, ciddiye alınmadı. Hükümete düşen görev bu işin öncülüğünü biranönce yapıp Türkiye’deki özel yurtların tamamı ile ilgili ciddi bir araştırma yapması lazım. Bu yurtta kalanlar gerçekten burada kayıtlı olanlar mıydı, ailelerinin oluru var mıydı? Bugün çocukların yüzde 14’ü yurtlarda yüzde 86’sını cemaatlerin kucağına atıyoruz. İşte FETÖ deniliyordu, insanlarımız şimdi bunlarla karşı karşıya kalıyor. Araştırma önergeleri vereceğiz ama muhtemelen sayısal çoğunlukla red edecekler. Tüm partilerle inşallah sonuç alırız” diye konuştu.

Önceki yıkıldı, başka yurt yoktu

Dağlık ve köylere ulaşımın güç olduğu Aladağ İlçesi’nde ilköğretim çağındaki kızların barınabildiği bir Yatılı Bölge Okulu niteliğinde 8 yıllık ‘ilköğretim’ olarak devlet yurdu varken 1998 Adana depreminde hasar görmesi ile boşaltılmış, onarımı da yapılmamıştı. Kız öğrencilerin bu ihtiyacı dernek tarafından yaptırılan bina ile giderilirken, ortaöğretim çağındaki çocukların özel yurtlara alınıp alınamayacağı konusunda sık sık yönetmelik değişiklikleri oldu. Ayrıca ilköğretimde sekizinci kadar zorunluluk ve tanımlanması, daha sonra ilkokul ve ortaokulun ayrı ayrı tanımlanması yurt yönetmeliğinin yorumunda farklılıklar doğurdu.

CHP milletvekilleri, yangın çıkan yurda ortaokul öğrencilerinin alınmasının yönetmeliğe uygun olmadığını savunurken, Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, bugün itibariyle 4 yıllık ilkokul çocuklarının özel yurtlara alınmadığını, ortaokul öğrencilerinin ise alınabildiğini belirtti.

Yurtta barınan çocuklardan bazılarının ailelerinin Adana kent merkezinde oturduğu belirlendi. Yılın belli dönemleri kent merkezinde oturan ailelerin, kızlarını Aladağ İlçesi’nde bu yurda verip okutma nedeni ise açıklık kazanamadı.

Cemaat yurtlarına gitmeleri zorlanmış

Yanan yurtta inceleme yapan Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Balık, devlet yurdunun büyütülmesi için yıkıldığını, bu yüzden kız çocuklarının cemaat yurtlarına gitmeye zorlandığını, bu tür yurtların ülkenin birçok yöresinde faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.

Bazı öğrencilerin yakınları da ‘Süleymancı’ olarak bilinen bir cemaat mensuplarının öncülüğünde kurulan derneğe ait yurdun ilçedeki tek seçenek olmasından yakındı.

Feyzioğlu: Yurt meselesi el birliğiyle çözülmeli

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile Adana Baro Başkanı Veli Küçük, Aladağ İlçesi’ne gelerek yanan yurt binasında inceleme yaptı. Metin Fevzioğlu, binaya ilk bakışta bile pek çok sıkıntı olduğunun görüldüğünü söyledi.

İlçede devlete ait yurdun yenilenmek üzere yıkıldığını ve öğrencilerin bu özel yurda gönderildiği bilgilerine değinen Feyzioğlu, şunları söyledi:

“Burada bir devlet yurdu varken, o devlet yurdu büyütülmek, yenilenmek için yıkılabilir ama çocukları özel yurtlara sevk etmek bir alternatif olmamalı. Yani devlet, devlet yurdundan çocuğu çıkarıp özel yurtlara vermemeli, veremez. Bunlar neticede 11-12 yaşında yavrular. Devlete emanetler. Devlete emanet yurtlara alıp da özel yurtlara veremezsiniz. Öyle olursa işte böyle rezalet olur. Bu işe partiler üstü yaklaşmak, çözmek lazım. Devletin siyasi parti gözlükleri olmadan el atması lazım. Ortaöğretimde anlaşılan o ki özel yurt olmamalı. Aksi takdirde ne güvenliklerini sağlayabiliyorsunuz ne de istismarı önleyebiliyorsunuz ne de beyinlerinin yıkanmasını önleyebilirsiniz.”

“Siz hiç çocuk mezarı gördünüz mü?”

Köylerinde ortaokul olmadığı için Adana’nın dağlık ve ormanlık bir bölgesinde kurulu, il merkezine 100 kilometre olmasına karşın 3 saatte gidilebilen Aladağ İlçesi’ndeki yurtta kalan yaşları 4 ile 16 arasında değişen çocukların ölümü, sosyal medyada ünlüler tarafından acılı ve isyankar cümleler ya da alıntılarla duyurulup taziye dileğinde bulunuldu. Bazı mesajlar şöyle:

NURGÜL YEŞİLÇAY: Hiç çocuk mezarı gördünüz mü? Toprak yerine üstüne umutlar, hayaller örtülür. Küçük meleklerim benim. Koruyamadık yine!

İREM DERİCİ: İçim çıktı içim! geride kalan ana babalara sabır…

ESRA EROL: İçimizi yaktın Adana. Anne kuzuları yavrular, ah…

GİZEM ÖZDİLLİ: Cennet kapısında ailesini bekleyecek yavrular.

CEM DAVRAN: Sorumlu olmayacak yine değil mi?

8 kişi hakkında gözaltı kararı

Yurt Müdürü Cumali Genç ile birlikte 5 kişi gözaltına alındığı. Diğer 3 kişinin ise kurtarma çalışmaları sırasında yaralandığı ve hastanede olduğu, tedavilerinin ardından gözaltına alınacakları belirtildi.

Taburcu edilince gözaltına alındı

yangin cikan kiz yurdu adana 4Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında gözaltı kararı verilen yurt görevlileri Gülsüm Çelik ile Sümeyye Tanrıveri’nin Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavileri tamamlandı. Yurtta kalan ve dumandan etkilenen 2 kadın görevli taburcu edildikten sonra polis tarafından gözaltına alındı.

Gülsüm Çelik ile Sümeyye Tanrıveri, polis eşliğinde ifadelerinin alınması için Aladağ’a ilçesine götürüldü. Böylece yangında ilgili gözaltına alınanların sayısı 7’ye yükseldi, gözaltı kararı verilen 1 görevlinin ise tedavisi sürüyor.

7 kişinin teşhisi yapıldı

Öte yandan ölenlerle ilgili yapılan otopsi çalışması ise devam ediyor, 7’sinin teşhisi yapıldı, 5 kişi için DNA sonucu bekleniyor. Eğitmen Fatma Canatan’ın cenazesinin Mersin’in Çamlıyayla İlçesi’nde toprağa verileceği bildirildi.

Yanıt bekleyen sorular

Adana Aladağ’da 12 kişinin ölümüne yol açan kız yurdu yangınında cevap bekleyen sorular bulunuyor. Cevap verilmesi istenen sorular şöyle sıralanıyor:

* Yangın saat kaçta çıktı, itfaiyeye ilk bilgi kim tarafından saat kaçta verildi? Orman İdaresi ve Belediye itfaiyeleri saat kaçta intikal etti? İtfaiye iddia edildiği gibi 1.5 dakikada intikal ettiyse atlayan öğrenciler için branda açıldı mı?

* Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, yangın merdiveni kapısının kilitli olduğunu söylemişti. Spekülasyonlar saatlerce sürdüğü halde yetkililer neden ‘kilitli olmadığı’ açıklamasını 12 saat geciktirerek açıkladı?

* Özel yurtlar yönetmeliği 25. maddesinde öngörülen ‘nöbetçi yönetici’ o anda binada var mıydı?

* Aynı yönetmeliğin öngördüğü yılda 2 kez mülki amirlik denetimlerinden biri Haziran’da yapılmış. 2016’nın bitmesine bir ay kaldığı halde ikinci denetim neden gecikti?

* Yurtta yangın tüpü var mıydı? Çoğu küçük yaştaki çocuklara yangın tüpü eğitimi verildi mi, kullanabildiler mi?

* Yurt sahibi derneğin yöneticileri neden ortaya çıkmıyor?

* Yurt Müdürü Cumali Genç’in yangında ölen 4 yaşındaki kızı Sare Betül Genç neden bu yurtta bulunuyordu?

* Yurt binasında elektrik sayacı çalışması ehliyetli bir firma tarafından mı, ne zaman yapıldı?

Soruşturmayı 3 savcı yürütüyor

Yangınla ilgili Aladağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yapılan yazılı açıklamada soruşturmanın 3 Cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğü belirtilerek şöyle denildi:

“Herkesi derin bir üzüntüye boğan elim olayla ilgili olarak ivedilikle başlatılan soruşturma kapsamında, yangına ilişkin herhangi bir ihmalin bulunup bulunmadığı, varsa bu kişilerin tespiti ve şüphelilerin adalet karşısına çıkarılmaları amacıyla 3 Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiştir. Cumhuriyet Savcıları eşliğinde teknik bilirkişilerle birlikte yangının meydana geldiği öğrenci yurdunda incelemelerde bulunulmuş, ayrıca Adana Emniyet Müdürlüğü ve Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü olay yeri inceleme ekipleri ile Adana Büyükşehir Belediyesi itfaiye görevlilerince delil tespitine yönelik çalışmaları devam etmektedir. Soruşturma kapsamında, öğrenci yurdunda görevli olan 8 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, yangına ilişkin ihmali olan fail ya da faillerin ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmanın çok yönlü olarak devam etmektedir.”

Eğitim-SEN: Gözaltına alındık

Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Ahmet Karagöz ve sendika üyeleri bir araya gelerek yurt yangıyla ilgili değerlendirme yaptı. Başkan Karagöz, inceleme yapmak ve ailelere destek olmak için bir heyet halinde gece yangın yerine ulaştıklarını belirterek şöyle dedi:

“Olay yerine ulaştığımızda Başbakan Yardımcısı ve bakanların geleceğini öğrendik. Bu sırada hiç bir bilgilendirme ve uyarı yapılmadan yanlarımıza gelen polisler kollarımıza girerek bizleri İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürerek gözaltına aldı. Bakanların olay yerinden ayrılmasının ardından saat 04.00’da heyet üyeleri serbest bırakıldı. Bu katliamın sorumluları yargı önüne çıkartılmalı ve hesap sorulmalıdır.”

Dernek yöneticilerine de gözaltı

Yangınla ilgili Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili yeni bir açıklama yaptı. Açıklamada, olayın meydana geldiği Özel Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’ndaki görevliler ile yurdun sahibi olan Aladağ Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği yöneticileri olmak üzere toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.

Soruşturma kapsamında öğlen saatlerine kadar 7 kişi gözaltına alınırken, haklarında gözaltı kararı verilen 1 kişinin hastanede tedavisinin sürdüğü, 6 kişinin de arandığı belirtildi.

Milli Eğitim Bakanı: Ders çıkaracağız

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Adana Valisi Mahmut Demirtaş ile birlikte yanan yurt birasında incelemelerde bulundu. Çıkışta basın mensuplarının sorusunu yanıtlayan Yılmaz, “Biz bu olaydan ders çıkaracağız. Böyle bir acıyla bir daha karşılaşmayalım, evlatlarımızı kaybetmeyelim” dedi.

Bir gazetecinin yurtla ilgili son denetlemenin haziran ayında yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu üzerine Bakan Yılmaz şunları söyledi:

“O denetlemede hiç bir olumsuzluk ifade edilmedi. Bir yıl önce genel denetleme vardı. Yılda iki sefer idari amiriyle denetleme yapılıyor. Orada bir sıkıntı yok. 6 ay önce yani haziran ayında da yapılan denetlemede de bir sıkıntı yok. Savcılarımız burada. Adli ve idari soruşturma sonucunda bu olaydan ders alacağız. Bir daha tekerrür etmemesi için ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışacağız. Evlatlarımız için öğrencilerimiz için. Ülkemizin geleceği onlar.”

YİBO kapatılınca

Bu arada Aladağ İlçesi’nde 2001 yılında yatılı öğrenciler için açılan Sinanpaşa Pansiyonlu İlköğretim Okulu açıldı. Bu okul 2006 yılında Sinanpaşa Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) olarak eğitim öğretime devam etti. Eğitimde 4+4+4 sistemine geçilmesiyle 2012 yılında 3 bloktan oluşan YİBO’nun bir bloku Sinanpaşa İmam Hatip Ortaokulu’na, bir bloku Sinanpaşa İlkokulu’na bir bloku da Sinanpaşa Ortaokulu’na tahsis edildi.

YİBO’unun kapatılması, bu arada yatkılı bölümün de kullanılmaz hale gelmesiyle, yatılı öğrencilerin dün akşam yangında 12 cana mezar olan Özel Kız Öğrenci Yurdu’na nakledildiği ileri sürüldü.

MMO: Vahşetin nedeni denetimsizlik

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Oda Başkanı Ali Ekber Çakar, Adana’nın Aladağ ilçesindeki 3 katlı Özel Aladağ Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda çıkan yangının, gerekli denetimlerin yapılmaması sonucu yaşandığını dile getirdi. Çakar, “Bu acı olaydan dolayı öncelikle halkımızın acısını yürekten paylaşıyor, çocuklarını kaybeden ailelere başsağlığı, yaralı çocuklarımıza acil şifalar diliyoruz” dedi.

Yaşanan olayların bir ihmaller zincirinin ve denetimsizliklerin sonucu olarak ortaya çıktığını dile getiren Çakar, “Bu vahşet, ne yazık ki ilkokul öğrencilerine yönelik yurt yapmanın yasak olduğu ülkemizde ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın izniyle açılan bir yurtta gerçekleşmiştir. Ayrıca, şimdiye kadar farklı nedenler belirtilmiş olsa da çıkan yangının ihmaller zincirinin ve denetimsizliğin bir sonucu olduğu ortadadır. Başta eğitim ve ilişkili binalar olmak üzere kamusal yapılarda yangın önlemlerini almak ve sürekli kılmak için daha kaç yangının olması ve kaç canımızın kaybedilmesi gerekecektir? Bu noktada belirtmek isteriz, ülkemizde binalarda yangına karşı alınacak önlemler ‘Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik’ ile düzenlenmiştir. Binalarda tesis edilmesi zorunlu yapı malzemeleri, söndürme, algılama ve uyarı sistemleri yönetmeliğin ilgili maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerde, yine tesis edilen sistemler için gerekli olan bakım ve periyodik kontrollerin yapılacağı belirtilmektedir” dedi.

“Yıllık denetimlere tabi tutulmalı”

Yapılan denetimlerin bağımsız kuruluşlar tarafından yapılarak yıllık denetimlere tabi tutulması gerektiğini dile getiren Çakar, konuşmasına söyle devam etti:

“Denetim ile ilgili maddelerinde ise özel yapılarda denetimin itfaiye tarafından yapılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak bu denetimlerin neredeyse hiç yapılmadığı görülmektedir. Makina Mühendisleri Odası olarak, söz konusu sistemlerin gerekli olan periyodik kontrol ve testlerinin takibinin, bağımsız kuruluşlar tarafından yapılarak yıllık denetimlere tabi tutulması gerektiğini kamuoyuna belirtmek isteriz. Başta okullar ve yurtlar olmak üzere kamuya açık alanların denetimi uzman meslek Odalarımızın da katılımı ile yapılmalı, bu tür facialara son verecek önlemlerin bir an önce alınması gerekmektedir. En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın yerleştirildikleri yurtlar da tarikat ve cemaatlerin ellerinden geri alınmalı, laik parasız kamusal eğitim ve parasız kamusal barınma olanakları sağlanmalı, denetimleri de mutlaka yapılmalıdır.”

Selin Sayek Böke: Kaybettiğimiz canlarımızın bu yurtta olmaları yasal değildi

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Genel Merkez’de yapılan toplantı sonrasında MYK gündemini değerlendirdi. Selin Sayek Böke, Adana Aladağ’da yaşanan yurt yangınına ilişkin,” Orta öğrenim çağındaki çocuklar, özel yurtlarda kalamazlar. Bu yönde özel yurt açılmamasını sağlamak devletin en temel görevidir. Bu hükümetin yazdığı yönetmelik. Kaybettiğimiz canlarımızın Aladağ’da bu yurtta olmaları yasal değildi. Oysa bizim bir Milli Eğitim Bakanlığı’mız var. Adı var ama kendisi hiç yok” ifadelerini kullandı.

“İmkansızlıktan çocuğumuzu gönderdik”

Aladağ’da çıkan yangında yaşamını yitiren 5’inci sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Bahtınur Baş’ın amcası Kemal Baş, çocuklarını yurda imkansızlıktan gönderdiklerini söyledi. Ölen 8’inci sınıf öğrencisi Sevim Köylü’nün babası Mehmet Köylü ise kızına yurtta bulaşık yıkattıklarını söyleyerek, “Güvensiz bir yurt. Sorumlular hesabını versin. Devlet yurdu yıkıldığı için buraya gönderdik” dedi.

Hayatını kaybedenlerden 8’inci sınıf öğrencisi Zeliha Avcı’nın babası Ali Avcı da, acılarının büyük olduğunu sorumlulardan mutlaka hesap sorulması gerektiğini belirterek, “Kendi imkanlarıyla yardım toplayan bir kuruluşmuş. Süleymancıların yurdu deniliyor. Onlar çocuğumu ihmallerinden yaktılar. Elektrik kontağından mı çıktı yangın, artık nasıl yandı, bir şey mi patladı hiç bir şeyden haberimiz yok” diye konuştu.

Bir kızını kaybeden diğer kızı da tedavi gören anne Hatice Yetim ise konuşacak durumda olmadığını söyleyerek gözyaşı döktü.

“Merdivenli itfaiye aracı olsaydı bu kadar insan ölmezdi”

Yurt faciasında hayatını kaybedenlerden yine 8’inci sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Semanur Aydoğdu’nun 6 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü, 3 yıl önce de ablası Esra’nın aynı yaşta bir atın çifte atması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Semanur’un bir akrabası, “Aynı acıyı ikinci kez yaşadık. Ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Perişan olduk. Sorumlular hesabını versin. Merdivenli itfaiye aracı olsaydı bu kadar insan ölmezdi” dedi. (DHA)

blog comments powered by Disqus