TÜRKİYE

3 Ocak 2017 TBMM parti grup toplantıları

Meclis'teki parti gruplarının bugünkü toplantılarında AKP, CHP, HDP ve MHP'li liderlerin mesajları şöyle: Read More

Başbakan Yıldırım’dan Obama’ya eleştiri: YPG’ye, PYD’ye açıkça silah veriyorlar

Başbakan Binali Yıldırım, AKP’nin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Teröristlerin amacının, Türkiye’ye zarar vermek olduğunu belirten Başbakan Yıldırım; her türlü ayrımcılığı, kin ve nefret söylemini reddettiklerini vurguladı. Yıldırım, “Masum ve savunmasız insanları, mutlu ve güzel anlarında katleden alçakların amacı; insanlara korku salmak, ülkemize zarar vermek. Bu katilleri aramıza salanlar, bu alçakça eylemleriyle farklı yaşam tarzı üzerinden inançlar üzerinden ayrışacağımızı bekliyorlarsa boşuna hevesleniyor. Türkiye, bir hukuk devletidir. Bu ülkede bütün hayat tarzları, bütün inançlar, bütün düşünceler devletin güvencesindedir. Her türlü ayrımcılığı, her türlü kin ve nefret söylemini şiddetle reddediyoruz. Bizim inancımız açık ve nettir. Bir insanı öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir. Bizler çoğulcu, demokratik hukuk düzenimizi ve sağlam toplumsal dokumuzu özenle muhafaza edeceğiz” diye konuştu.

Reina saldırısına ilişkin açıklama

İstanbul Ortaköy’de bir gece kulübüne uzun namlulu silahla düzenlenen ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıya ilişkin Yıldırım, “İstanbul’da gerçekleştirilen terör saldırısı, seçilen mekan ve zaman dikkate alındığında amacın ne olduğu çok açıktır. Bu saldırıyla etnik köken, mezhep temelli ayrıştırmaya, kışkırtmaya yönelik ülkemizde bir süreç başlatılmak isteniyor. Terörün hayat biçimlerimiz üzerinden bizi ayrıştırmaya yönelik bu provokatif oyunları asla bizi yanıltmasın. Biliyoruz ki bu kirli tuzaklar, toplumun sağduyusunu ve kardeşliğini hedef alıyor. Caniler ve onları azmettirenler, toplumsal barış ve huzurumuzu bozmaya çalışıyorlar. Onlar biliyor ki Ortaköy’de yüzyıllarca cami, kilise, havra hep yan yanaydı. Biz bir arada yaşama felsefesini yıllardır tecrübe ediyoruz. Sonsuza kadar da evrensel insani hasletlerimizi koruyacağız ve sahipleneceğiz” diye konuştu.

Sosyal medyada paylaşım uyarısı

Sosyal medya kullanıcılarına paylaşımları konusunda uyarıda bulunan Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her türlü ayrıştırıcı, her türlü kutuplaştırıcı söylemin, terörün amacına hizmet ettiğini aklımızdan çıkarmayalım. Sosyal medya üzerinden yapılan ve terörün amacına hizmet eden kışkırtıcı paylaşımlar maalesef ülkemize, kardeşliğimize zarar veriyor. Özellikle sosyal medyayı kullanan gençlerimize buradan önemli bir uyarım var. Sosyal medya, sorumsuz medya değildir. Sosyal medyada suç niteliğinde yapacağınız paylaşımlar başınıza bela olabilir ve nitekim olmaya başlamıştır. Hiç kimsenin bir başkasının kin ve nefret duygularıyla bilinmesine, motive edilmesine karşı yaptığı faaliyetin kabul edilebilir bir tarafı yoktur ve suçtur. Kin ve nefret söylemi, terörü açıkça övmek ve toplumda kargaşayı teşvik etmek gibi faaliyetler hukuk devletinde suçtur. Cezai karşılığı vardır. Bu yönde paylaşım yapanlar, yargı harekete geçmiş ve gerekli hukuki işlemler başlatılmıştır. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin terör örgütünün oyununa alet olmamaları ve suç teşkil edecek paylaşımlarda bulunmamalarını özellikle rica ediyorum.”

ABD’ye IŞİD tepkisi

Fırat Kalkanı Harekatı’na ilişkin son bilgileri paylaşan Başbakan Yıldırım, IŞİD ile mücadele konusunda ABD’ye eleştirilerde bulunarak, şunları söyledi:

“Bugün Fırat Kalkanı’nın 133’üncü günündeyiz. Operasyonlarda bugüne kadar 1270 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirildi ve yakalananlarla birlikte sayı 1561. Dünya DEAŞ diyor, DEAŞ yatıyor, DEAŞ kalkıyor. Onlar yalandan mücadele ediyor. Lafını yapıyor. Mücadeleyi yapan sadece Türkiye. Amerika’nın da bir halt ettiği yok, diğerlerinin de bir şey yaptığı yok. Laftan başka bir şey yok. Yaptıkları var. YPG’ye, PYD’ye açıkça silah veriyorlar; Türkiye’de daha fazla anarşi olsun, daha fazla terör olsun diye. Bu dostluğa sığmaz. Yeni yönetimden beklentimiz, artık bu kepazeliğe son vermesi. Biz yeni yönetimi sorumlu tutmuyoruz bundan; çünkü bu, Obama yönetiminin marifetidir. Terör örgütünü kullanarak, terörle mücadele etmek; mafyayı kullanarak, mafyayı alt etmek gibi bir şey. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi?”

“FETÖ orada, PKK’nın uzantıları size yanaşmış, ne yapıyorsunuz kardeşim?”

Başbakan Yıldırım, ABD’ye yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Biz yıllardır NATO’da Amerika ile beraberiz. Stratejik ortağımız. Bölgede birçok konuda birlikte çalışmalarımız var. Bütün bu stratejik ortaklığın bir terör örgütü tarafından gölgelenmesine Amerika asla izin vermemelidir. Açık açık belli. PYD eşittir PKK. YPG eşittir PKK. PKK eşittir bölücü terör örgütü. Bunların artık görülmesini istiyoruz. FETÖ orada. PKK’nın uzantıları gelmiş yanınıza yanaşmış. Ne yapıyorsunuz kardeşim? Karar verin. Türkiye ile mi bir olacaksınız, bu alçak terör örgütlerine kucak mı açacaksınız? Bir şeye karar verin. Türkiye, Türk milleti bunu yeni Amerikan yönetiminden bekliyor. Ümit ediyorum ki Amerika, terör örgütleriyle değil; Türkiye gibi bölgede istikrarı, güveni, barışı tesis etmek için elini taşın altına koyan ülke ile işbirliğini daha fazla tercih edecek ve geçmiş yönetimin başlattığı bu yanlıştan dönecektir. Dönerse döner, dönmezse biz kendi işimizi hallederiz.”

Suriye’de ateşkes: “Ateşkeslere terör örgütleri dahil olmaz”

Suriye’de başlayan ateşkes sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Yıldırım, “Bu ateşkes inşallah kalıcı hale gelecek ve siyasi müzakerelere dönüşecek. Önümüzdeki ayda, bu ay içerisinde siyasi müzakereler başlayacak. Buradaki hassasiyetimiz şudur: Barış müzakerelerine terör örgütleri asla ve asla dahil olamaz. Bunun dışında Suriye’nin geleceği için mücadele eden taraflar bir araya gelecek. Türkiye’nin, Rusya’nın, İran’ın ve BM kararından sonra bütün dünyanın onayladığı kalıcı barışı tesis edecekler” dedi.

OHAL açıklaması: 3 ay uzatılmasına yönelik teklif Meclis’te

Olağanüstü halin (OHAL) 3 ay uzatılmasına yönelik kararın Meclis’te görüşüleceğini de açıklayan Başbakan Yıldırım, “Olağanüstü halin 3 ay uzatılmasına yönelik bir kararı da Meclis’imiz görüşecek ve karara bağlayacak. Dolayısıyla bu yoğun gündemde arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyorum. Önümüzdeki pazartesi gününden itibaren de anayasa değişiklik teklifimizi Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeye başlayacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu: IŞİD militanları illerde gösteri yapıyorlardı, hükümet neredeydi?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Anayasa’da söylüyor zaten sorumlu hükümettir diyor. Sorumlu Türkiye’yi yöneten siyasilerdir diyor” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Büyük umutlarla başladığımız, başlamayı düşündüğümüz yeni yılda acı olaylarla karşılaştık. Her yıl sonu bir milattır. İnsanlar geçmiş yılın bir hesabını yaparlar. Yeni bir yıla umutla girmek isterler. İnsanın doğasında umut vardır. Eğer umutsuz bir toplum yaratırsak bir devleti yaşatamayız. En büyük acılara göğüs gerecek miyiz? Gereceğiz. En büyük acıları yaşamamıza rağmen hayata umutla bakacak mıyız ? 2016’da çok büyük acılar yaşadık. Yüzlerce askerimiz, polisimiz, vatandaşımız, korucumuz şehit oldu. Kimisi kör kurşunla, kimisi bombayla. Bütün bu acıları yaşarken hep şu soruyu dönüp kendimize sormak zorundayız? Bu memleket bu hale nasıl geldi? Eğer bu soruyu kendimize sormuyorsak, çok afedersiniz ama biz insan değiliz? Bu soruyu kendimize soracağız, bu güzel memleket komşumuzu sorgulamadığımız tam tersine komşu komşunu külüne muhtaçtır dediğimiz bir geleneği nasıl yok ettik. Kimler yok etti? En büyük endişem 2017’nin 2016’yı aratmasıdır. Böyle bir tabloyu içime sindiremiyorum. Böyle bir tabloyu Türkiye kaldıramaz daha uzun süre . Bu memleketi kimler getirdi bu hale kimler yönetiyor Türkiye’yi, kimler sorumlu bu işten? Bakkal mı sorumlu bu işten? Hiç ortada sorumlusu yok. Her türlü acının yaşandığı bir Türkiye’de hiç bir sorumlunun olmadığı Türkiye’de yaşıyoruz. Ahlak dediğimiz bir kavram var. Anayasayı okudum. Anayasa’da söylüyor zaten sorumlu hükümettir diyor. Sorumlu Türkiye’yi yöneten siyasilerdir diyor.

“İnsan sevgisi üzerine inşa edilen bir siyaset”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın, ‘Buna benzer terör eylemleri olacaktır’ açıklamasına ilişkin, “Türkiye’yi umutsuzluğa sürüklemek için bundan daha farklı bir cümle kullanamazsınız” dedi. Kılıçdaroğlu, ”
Ülkeyi yöneten Sayın Başbakan diyor ki; Buna benzer terör eylemleri olacaktır’ diyor. Önleyeceğiz demiyor, olacaktır diyor. Türkiye’yi umutsuzluğa sürüklemek için bundan daha farklı bir cümle kullanamazsınız. Herkeste kaygı var. Bir öldürülme korkusu Türkiye’nin üstüne sinmiş vaziyette. Ama size şunu söyleyim, iyi ki bu memlekette Cumhuriyet Halk Partisi var. Türkiye’nin sorunları gündeme geldiği zaman çözüm üreten tek parti olarak CHP orada. Siyasette düzeyi yükselten, doğruya doğru , eğriye eğri diyen, acaba iktidarın yaptığı doğruları hepsi yanlıştır demeyen doğrunun hakkını teslim eden CHP var. İnsan sevgisi üzerine inşa edilen bir siyaset anlayışını Türkiye’de yaymak istiyoruz. Bize oy vermeyen vatandaş mağdur olduğu zaman onun yanında olan partinin de CHP olduğunu kimse unutmasın. Hayatımda hiç CHP’ye oy vermedim diyen binlerce, milyonlarca kişi var. O vatandaşlara seslenmek istiyorum, elinizi vicdanınıza koyun. Kavgadan bıkmadınız mı? Göz yaşından bıkmadınız mı? Annelerin feryadından bıkmadınız mı? Korkmadınız mı, yılmadınız mı? Üzülmediniz mi? Gencecik çocukları babalar toprağa verirken üzülmediniz mi? Memleketi bu hale kim getirdi diye sormayacak mısınız? Biz nelerle uğraşıyoruz, onlar nelerle uğraşıyor” diye konuştu.

“Bir terör örgütüyle ideolojik akrabalık kurarsanız bunlar başınıza gelir”

Kılıçdaroğlu konuşmasında IŞİD komutanının açıklamalarına yer verdi. Kılıçdaroğlu, “Dünyanın dört bir tarafından militanlar Türkiye üzerinden Suriye ve Irak’a geçtiler. 12 Ağustos 2012 IŞİD komutanı söylüyor; ‘Bize savaşın başında katılan savaşçıların çoğunun yanı sıra teçhizatımız ve tedarikimiz Türkiye üzerinden geldi’. Bunlar gelirken bu ülkenin hükümeti kimdi? Bu ülkenin istihbaratı yok muydu? IŞİD militanları, örgütleri, televizyonlara çıkıyorlardı, illerde gösteri yapıyorlardı, sözde toplu namazlar kılıyorlardı, internet siteleri vardı. Yayın organları vardı, hükümet neredeydi? Musul Konsolosluğumuz basıldı. 49 vatandaşımız günlerce rehin tutuldu. Çıkıp dediler mi bunu IŞİD yaptı. Diyemediler. Bir terör örgütüyle ideolojik akrabalık kurarsanız bunlar başınıza gelir. Elli sefer söylemedik mi? Başka devletlerin iç işine karışmayın kardeşim. Size ne? TIR’larla silah gönderdiler, ne işin var senin silah göndermeyle. Şimdi o silahların tamamı Türkiye’ye döndü. El Nusra ile akrabalık, diyalog kurudular. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı Muhtarlar Toplantısında söyledi, Putin söyledi El Nusra’yı çekin, biz de arkadaşlarımıza söyledik, El Nusra Halep’ten çekilsin diye. Ne demektir bu biliyor musunuz? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni bir terör örgütüyle muhatap kılmak demektir. Bütün dünyaya Cumhurbaşkanı ağzıyla itiraf etmek demektir” dedi.

“Doğalgaz çevrim santralleri elektrik üretmiyor”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu konuşmasında, “İletim hatlarında arıza olmuş da ondan kesiliyormuş… Hayır efendim, milleti yanlış bilgilendiriyorlar. Doğalgaz Çevrim Santralleri elektrik üretmiyor. Üretim durmuş vaziyette, büyük organize sanayi bölgelerinde. Vallahi de billahi de bunlar Türkiye’yi yönetemiyorlar” ifadelerine yer verdi.

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“IŞİD’i beslediniz. Defalarca söyledim. 70 ilden IŞİD’e militan katıldı. IŞİD militanları Suriye’de yaralandığında onları Türkiye’ye getirip tedavi ediyorsanız, tedavi ettikten sonra eline silahı verip tekrar gönderiyorsanız, bunu söyleyen de Türkiye Cumhuriyeti’nin Sağlık Bakanı’ysa ne diyeceksiniz? Devlet böyle mi yönetilir? Devletin valisi, kaymakamı, savcısı, rektörü, hakimi nasıl oldu da teröre teslim edildi, terör örgütlerine teslim edildi? O makamlar nasıl oldu da terör örgütlerine verildi? Bir Allah’ın kulu çıkıp da bu işin sorumlusu benim niye demiyor? Hepsi söz birliği ediyorlar bu işin sorumlusu CHP diye. CHP iktidarda mı? İnsanda biraz vicdan, ahlak olur. Şimdi onu bıraktılar. Efendim bir üst akıl bunları yapıyor. Bunlar hiçbir şey yapmıyorlar, her şeyi üst akıl yapıyor. Sen hükümet değil misin kardeşim? Hükmedeceksin. Sen hükmetme gücünü kaybetmişsin. Aciz durumdasın ve bunu itiraf ediyorsun. Üst akıl yapıyor ben bir şey yapamıyorum. Üst akıl bu tuzakları kuruyor. Sen hükümetsin tuzağı boz kardeşim. Yapamıyorsan istifa edeceksin kardeşim. PKK, FETÖ, IŞİD terör örgütüne de Türkiye’yi teslim ettin. Beni affedin diyeceksin. Sen terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir hükümetsin.”

“Bu 3 ana unsur terör örgütlerini besleyen unsurlardır”

Kemal Kılıçdaroğlu, etnik kimlik, inanç, ve yaşam tarzı üzerinden siyaset yapılmasının “terör örgütlerini beslediğini” savundu. Kılıçdaroğlu, “Hep söyledik, etnik kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayın. Bu 3 ana unsur terör örgütlerini besleyen unsurlardır. Dilimde tüy bitti. Bazı çevrelerde sağır onlarda duymuyorlar. Havuz medyası zaten dipten sağır. Herkesin kimliği kendine aittir. İnsansa bitti. Değerlidir, başımızın üstünde yeri vardır. Çıkıyor kendi kendisine bütün suçu Allah’a yüklüyor. Böyle bir Müslümanlık olabilir mi? Suudi Arabistan’dan Selefileri Türkiye’ye getiriyoruz. Herkese düşman. Kendisi gibi düşünmeyen herkesin katledilmesini öngörüyorlar. Böyle bir müslümanlık anlayışı yoktur” diye konuştu.

“1404 liraya sen geçinebilir misin, geçinemez misin?”

Kemal Kılıçdaroğlu, zamlara ilişkin şunları söyledi:

“Bütün bunları fırsat bilip zam yağmurunu yağdırdılar. Terör var, herkes can derdinde ama bunlar aynı zamanda mal derdinde zam üstüne zam yağdırdılar. Kimse nasılsa farkına varmaz, ne oldu bu arada asgari ücrete de zam yaptılar. Ne kadar? Yüzde 8. 1404 lira. Duyduğumda açıklama yaptım. Dedim ki, ‘Sayın Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar milletvekilleri, 1404 lirayla bir ay geçinsinler. Asgari ücretlinin derdi nedir öğrensinler’. Vay sen misin bunu soran, Çalışma Bakanı’nın yaptığı açıklama, ‘Kılıçdaroğlu’nun duygusal tahrik edici konuşmasını doğru bulmuyorum.’ Ben sana adam gibi soru soruyorum, 1404 lirayla sen geçinebilir misin, geçinemez misin? 1 ay dene. Ertesi ay gene maaşını alacaksın.

Benim çocuklarımın durumları malum, onların çocuklarının durumu da malum. Ben kul hakkı yemem, ama onların tamamı kul hakkı yer. CHP’li bütün belediye başkanları nerede varsa asgari ücret net en az 1500 liradır. Söz verdik ve gereğini yaptık. Elektriğe zam, Sosyal Güvenlik Kurumları’nın muayene ücreti, yüzde 20 ile yüzde 60 arasında zam. Otoyollara yüzde 15 zam, köprü geçişlerine yüzde 48 zam. Cep telefonlarına ÖTV yüzde 33 zam. Müze ücretlerine yüzde 400 zam. Anadolu Ajansı şöyle bir ifade kullanıyor, ‘köprü geçiş ücretleri güncellendi.’ Sevsinler senin güncellemeni. Anadolu Ajansı Genel Müdürü’ne seslenmek isterim sen devletin memuru musun iktidarın kölesi misin? Kölelik adamlık değildir. O makamda aldığın parayı hak edeceksin, senin vergini ben ödüyorum, ben. Oturup adam gibi haber yapacaksın.”

HDP’li Bilgen: Bu fotoğraf güvenlik zaafı olduğunu göstermeye yetmiyor mu?

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, parti eş başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde olmaları sebebiyle partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan isim oldu. Bilgen, Reina’da yaşanan saldırıya ilişkin şöyle konuştu:

“Nasıl 15 Temmuz kirli ittifakın bedeli olarak bombaların yağmasına neden olduysa Suriye’deki kirli ittifakın sonucu da Suruç’tur, gar katliamıdır ve yılbaşı gecesi yaşanan utanç tablosudur. Cumhurbaşkanı yurtdışında saldırı olduğunda sizin istihbarat örgütleriniz ne yapıyor diyor. Polisiniz Ankara’da bir ülkenin büyükelçisin öldürüyor, orada bu polisin sağ ele geçirilmesin bile sağlayamıyorsunuz ya da sağlamıyorsunuz. Yaralı ve yerde olduğu halde güya büyükelçi bir an önce kurtarılsın ya da canlı bomba ihtimali yüzünden orada infaz ediliyor. Fail infaz edilerek deliller ortadan kaldırılıyor. 25 bin polise kadar korumalar arttırılmasına rağmen Reina’ya bir 1 polis düşmüş ki biri içeri giriyor tarıyor onlarca kişiyi öldürüyor sonra çekip gidiyor. Taksim’de selfie yapmasaydı resimlerine muhtemelen ulaşma imkanı olmayacaktı. Bu fotoğraf güvenlik zaafı olduğunu göstermeye yetmiyor mu? Eğer Suruç’taki acıyı, Gar’daki acıyı hissedebilseydi. 7 Haziran öncesi gerçekleşen saldırı sonrası gerekli tedbirler alınsaydı, uyarılarımız dikkate alınsaydı, bu acılar yaşanmazdı. Roboski için ölü diyenler, Suruç için ölü diyenler şehitliği sadece bazılarına layık görüyorlar. Ne olursa olsun bu ikircikli tavrı terk etmedikçe Türkiye’ye huzur gelmeyecektir.”

“Korku imparatorluğunu yıkalım”

HDP’li Bilgen, Meclis Genel Kurulu’nda önümüzdeki hafta görüşülecek olan anayasa değişiklik teklifine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Anketlerin, toplumun başkanlığa ikna olmadığını gösterdiğini savunan HDP’li Bilgen, şunları söyledi:

“Meclis Başkanı ‘Benim gönlümden geçen tam uzlaşama ile bir anayasa yapmaktır’ dedi. Bunun önündeki engel, tehdit ne olabilir. Kendinden üstte bir kişi var. Onun baskısı yoksa ondan gelen bir dayatma yoksa gönlünden geçeni yapmasının önünde nasıl bir engel var. Seçim meydanlarında demokrasi, çoğulculuk diyerek, oy almışsanız burada da onun gereğini yapmak zorundasınız. Milletvekillerinin yargılanması ile ilgili oylama yapılırken, AKP’lileri üzerinde bir baskı oluşturuldu. Şimdi en azından benzer bir ayıba başkanlık yapmamaya, bunun utancını taşımamasını tavsiye ediyoruz. Kendi milletvekillerine azıcık saygıları varsa parti komiserinin herkesin oyunu görmesine engel olması gerektiğini belirtiyoruz. Anketler umdukları gibi çıkmıyor. Anketler gösteriyor ki toplum başkanlığa ikna olmuş değil. Ancak savaşı finans etmek için yeni zamlar yapmak, yeni düşmanlar yapmak ve böylece referandumda evet oyunu yükseltmenin dışında bir çare göremiyorlar. Biz halkın siyasetin kendi üzerinden kambur olmasından çıkmasıyla yüzleşmesi çağrısı yapıyoruz. Hep birlikte bu korku imparatorluğunu yıkalım. Türkiye’nin 1921 ruhunu da güncelleyerek, hayata geçirebileceği bir anayasa pekala mümkündür. Bu gerilimi sonlandırmak ve kendi geleceğinizle ilgili kararı birlikte yapmak için yan yana gelmek zorundayız. Herkesi HDP ile birlikte olmuyorsa bile en azından ülkenin bir kişinin istikbal savaşı için daha büyük bir kaos sürüklenmemesi için duyarlı olmaya davet ediyoruz.”

Bahçeli: 7 dakika boyunca ölüm yağdıran teröriste neden müdahale edilememiştir?

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Bahçeli, yılbaşı gecesi Reina’da yaşanan saldırıya ilişkin kafalarda birçok soru işareti kaldığını belirtti. Bahçeli, şöyle konuştu:

“Bu kanlı eylem milletimize adi ve hayasız bir meydan okumadır. Biz bunu görüyor ve taraflarına diyoruz ki ne yaparsanız yapın Türkiye namerde el açmayacak, küresel cellatlara taviz vermeyecektir. Katiller için kaçış yoktur, kurtuluş yolları kapanmıştır. Bu cani ve eylemi hakkında kafalarda oldukça soru işareti vardır. Benzeri saldırılara Fransa, ABD ve Almanya’da rastlanması pek bir şey değiştirmeyecek ihmallere kılıf olmayacaktır. Öncelikle muhtemel bir terör saldırısının hiç mi istihbaratı alınmamıştır? Eğer alınmışsa aksaklık nerededir? Bu süre zarfında anılan mekanın onlarca güvenlik görevlisi nereye gitmiştir? 7 dakika boyunca ölüm yağdıran teröriste güvenlikten sorumlu bir Allah’ın kulu neden müdahale etmemiştir? Herkesin gözü önünde terörist nasıl kaçabilmiştir? Ortaköy yanarken bu terörist nasıl ortadan kaybolmuştur? Polis kontrol noktaları boşuna mı kurulmuştur? İşbirlikçiler yardım ve yataklık yapanlar hakkında bir ipucu bulunmuş mudur? Silahlı ve bombalı alçaklar hedeflerine kilitlenip keşif anından saldırı pozisyonuna geçesiye kadar serbestçe dolaşırken güvenlik ve istihbarat kurumları neyle uğraşmaktadır?”

“Hoşgörüsüzlük şırıngaları bizi birbirimizden koparmaktadır”

MHP lideri Bahçeli, Reina’ya yapılan saldırı sonrasında, sosyal medyada yayımlanan mesajlara ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

“Daha kötüsü, toplumsal hassasiyetlerle oynanmakta, maneviyat sömürüsü tırmanmakta, etnik ve mezhep ayrımcılığı kamçılanmaktadır. Bir yanda yılbaşı kutlayanlar diğer yanda Mekke’nin fethini ananlar iki kampa bölünmüştür. Yılbaşı eğlence ve kutlamalarını küfür olarak görenlerle bunun tam aksini düşünenler arasında oluşan derin yarık giderek büyümektedir. Bacadan girdiği söylenen Noel Baba figürüne karşı, damardan giren tahammülsüzlük okları, hoşgörüsüzlük şırıngaları bizi birbirimizden koparmaktadır. Ayrışmanın çarkına nasıl kapılırız? Reina katliamının öncesi ve sonrasında sosyal medyadan yapılan bazı yorum ve açıklamaların düşmanlıklarını bileyip teröristleri teşvik etmesi alarm verici düzeydedir ve suçtur. Klavyenin arkasına saklanan insan müsveddelerinin dehşet verici mesajları bu aziz milletin hiçbir değeriyle bağdaşmayacaktır. İnsanların yılbaşında katledilmelerine ‘oh olsun’ demek bir defa İslam’la uzaktan yakından alakası olmadığı gibi kelimenin tam manasıyla alçaklıktır. İnanan-inanmayan, laik-anti laik, Alevi-Sünni kutuplaşmasına hizmet eden kim varsa Türk Milletinin azılı hasmıdır. IŞİD’in bir hedefi, Ortaköy’ü kana bulayan canavarın kulağına fısıldanan amaçlardan birisi de bu değil midir?”

“Bizim suikasta yönelik herhangi bir bilgimiz yoktur”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, liderlerin suikasta karşı uyarıldığı haberlerine ilişkin “Bizim suikasta yönelik herhangi bir bilgimiz yoktur. Bize bu manada bilgi veren de olmamıştır. Ama Türkiye’de milletimize ve vatandaşlarımıza karşı bu tür suikastlarla kimse yıldıramayacak, yıkamayacaktır. Herkes inandığı yolda kararlı şekilde yoluna devam edecektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da aynı şeyi yapacağına inanmaktayım” dedi.

Grup toplantısı sonrası soruları yanıtladı: “Suikast duyumumuz yok”

MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli, Başbakan Binali Yıldırım tarafından suikast uyarısı yapıldığına, Yıldırım’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu bizzat aradığına dair haberlerin anımsatılması ve kendisine bu konuda bir uyarı yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine şöyle konuştu:

“Bizim suikasta yönelik herhangi bir bilgimiz yoktur. Bize bu manada bilgi veren de olmamıştır. Basın yoluyla Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bir dizi suikast düşüncesinin yaygınlaştığına dair bilgiler söz konusudur. Ama Türkiye’de milletimize ve vatandaşlarımıza karşı bu tür suikastlarla kimse yıldıramayacak, yıkamayacaktır. Herkes inandığı yolda kararlı şekilde yoluna devam edecektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da aynı şeyi yapacağına inanmaktayım.”

“Zırhlı araca ihtiyacımız yoktur”

Hükümetin liderlere zırhlı araç vereceğine dair bilgilerin paylaşıldığının söylenmesi üzerine Bahçeli, “Bizim arabalarımızda zırh yoktur. Hükümetin liderlere bir zırhlı araç vereceğine dair bilgiler ulaşmıştı. Ben şahsen bir zırhlı araç ihtiyacımız olmadığını bize yönelik böyle bir teşebbüsten vazgeçmelerini kendilerine salık verdim” dedi.

“OHAL’e MHP tüm gücüyle destek verecektir”

Bahçeli, ayrıca OHAL’in uzatılması ilişkin “Terörün kökü kazınıncaya kadar. FETÖ ile yüzleşme hesaplaşma bitinceye kadar OHAL’e MHP bütün gücüyle tam destek verecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“Meclis’te de referandumda da ‘evet’ oyu vereceğim”

MHP lideri Bahçeli, pazartesi günü Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak olan anayasa değişikliği teklifine bazı MHP’li milletvekillerinin ‘hayır’ oyu kullanacağına yönelik açıklamaların sorulması üzerine şöyle konuştu:

“Milletvekilleri i düşüncelerini basın aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıyor. Bizde sizin aracılığınızla öğreniyoruz. Önümüzdeki hafta içinde anayasa değişiklikleri gündeme geleceğini söylüyor. Benim anayasa komisyonunda kabul edilen, Genel Kurula geldiğinde de oralardaki değerlendirmelerde katkı sağlayacak bir tek ‘evet’ oyum vardır. Onu da vereceğim. Verdiğim ‘evet’ oyunu referandumda da aynen tekrarlayacağım.”

“Sık sık görüşmekle terör önlenmez”

Teröre karşı liderlerin bir araya gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Liderler hep bir araya geliyorlar. Telefonda da görüşmeler oluyor. Sık sık görüşmekle terör önlenmez. Alınan kararlarla terör önlenir. O yüzden terör odaklarına sıkı bir baskı ve pres yapılarak gereğinin yapılması dileğimizdir” diye yanıt verdi. (ZETE, Ajanslar)

blog comments powered by Disqus