TÜRKİYE

26 Ocak 2017 Perşembe akşam özeti

26 Ocak 2017 Perşembe günü yaşanan öne çıkan gelişmeleri sizin için derledik. Read More

Levent Gök: Mükerrer oy kullanan milletvekilleri hakkında suç duyurusunda bulunacağız

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Meclis Genel Kurulunda hem elektronik sistem hem de pusula göndererek mükerrer oy kullandığını tespit ettikleri AK Parti’li 5 milletvekili olduğunu, bu vekiller hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklayarak “Yurttaşlarımız mükerrer oy kullandığında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis aldığından, kıyas yoluyla, önemli bir oylamada mükerrer oy kullanarak, oylamanın sonucunu etkileyen milletvekilleriyle ilgili suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

Erdoğan’ın kaldığı otele yönelik saldırıyı yönettikleri iddia edilen askerlerin 3’er kez ağırlaştırılmış hapsi istendi

15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Sahil Güvenlik Komutanlığı’na yönelik soruşturma tamamlanarak iddianame düzenlendi. Aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otele yönelik saldırıyı yönettikleri iddia edilen Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem ile Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Albay Süleyman Yarayan’ın da bulunduğu 29 şüpheliden 28’i hakkında 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Demirtaş: Yargı ve yasama erkleri arasında yetki çatışması var

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Siirt 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde “2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasına SEGBİS sistemi ile bağlanarak ifade verdi. Demirtaş ifadesinde yargı ve yasama erkleri arasında bir yetki çtışması olduğunu söyledi.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile milletvekilleri Pervin Buldan ve Nursel Aydoğan’ın 2012 yılında Siirt’te bir gösteriye katılmaları nedeniyle “2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etmek” suçunu işledikleri iddiasıyla, haklarında 3 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması görüldü. Siirt 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Selahattin Demirtaş Edirne F tipi Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS sistemi ile katılırken, Nursel Aydoğan ve Pervin Buldan katılmadı.

Duruşmada ilk söz hakkını alın Avukat Mehmet Emin Aktar, 3 müvekkilinin de milletvekili olduğunu, Anayasa’nın 83’üncü maddesine göre yasama dokunulmazlıkları olduğunu ve dokunulmazlıkların kaldırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, yargılamanın durdurulmasını istedi. Bunun üzerine mahkeme Selahattin Demirtaş’a avukatının talebi konusunda söz hakkı verdi. Dokunulmazlıklar kaldırılırken bir hukuk ihlali yapıldığını belirten Demirtaş, “Milletvekili dokunulmazlıkları geçmişe doğru değil, geleceğe doğru ve dönem sonuna kadar kaldırılır. Cumhuriyet tarihi boyunca bütün dokunulmazlık işlemleri bu şekilde yapılmıştır. Şu anda ben mahkemenizin huzurunda dokunulmazlığı devam eden bir milletvekili sıfatıyla bulunuyorum. Siz de Anayasa değişikliği nedeniyle beni yargılamakla yetkili yargı üyesi olarak bulunuyorsunuz. Mahkemenin beni yargılama yetkisi vardır. Benim de aynı zamanda devam eden dokunulmazlığım vardır. Yargı ve yasama erkleri arasında bir yetki çatışması vardır. Böylesi bir çatışma durumda yargı yetkisinin yasama yetkisinden üstün olduğuna dair herhangi bir düzenleme yoktur. Sistemimiz güçler ayrılığı ilkesine dayanmaktadır. Bu durumda yargı, yasama üyelerini işlemez ve görevini yapamaz hale getirmektedir. Bunun değerlendirilerek yargılamanın durdurulması ve bekletici sorun yapılarak Anayasa Mahkemesi’ne bildirilmesini talep ediyorum”dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme, yasama dokunulmazlığının kaldırılması ile ilgili itiraz ve inceleme merciinin bu mahkeme olmadığını belirterek,talebin reddine karar verdi. Daha sonra ifadesi alınan Demirtaş, suçlandığı gösteri ve yürüyüşü kendilerinin düzenlediğine dair somut delil bulunmadığını belirterek, “Sadece bu izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşünü bizim düzenlediğimiz şeklinde suçlama yapılmıştır. Fezleke ve iddianame tarihi 2015 ve 2016 yılıdır. Oysa 6352 sayılı yasa 2012 tarihlidir. İddia makamı, fezleke ve iddianameyi düzenlemeden önce bunun 6352 sayılı yasa kapsamında kaldığını değerlendirmeli ve soruşturmanın ertelenmesine karar verilmeliydi. Ama maalesef söz konusu HDP ve HDP milletvekilleri olduğunda bir dava bir fezleke de benden olsun anlamında açılmış bir davadır. Oysa ki, 6352 sayılı yasa kapmasında soruşturmanın ertelenmesi gerekirdi. Çünkü suç tarihi 2011 yılıdır. Fezleke tarihi 2015 yılı, iddianame tarihi 2016 yılıdır. Bu aşamada hakkımızda kavuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesini kabul etmiyoruz. Hakkımızda derhal beraat kararı verilmesini talep ederiz” dedi.

Söz hakkı verilen Avukat Mehmet Emin Aktar ise iddianamedeki suç tarihinin 28 Mart 2011 olduğunu belirterek, “Müvekiller hakkında dokunulmazlığın kaldırılması istemli fezlekenin yazılış tarihi 15 Aralık 2015 tarihidir. Yani olaydan yaklaşık olarak 4 yıl 9 ay geçtikten sonra fezleke düzenlenmiştir. Fezlekenin düzenlendiği tarih, dokunulmazlıkların kamuoyunda dillendirilmeye başlandığı tarihtir. Müvekkiller hakında Siirt ilinde başkaca soruşturma bulunmamaktadır. Bu soruşturma kapsamında da muhtemelen isimleri bulunmamaktadır. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı özel bir saik ile olmayan soruşturmadan hareketle bir fezleke düzenlenmiştir” dedi.

Ara kararlarını açıklayan mahkeme, sanık Pervin Buldan’ın ifadesinin alınması için İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat yazılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Cumhuriyet gazetesi muhabirine 12.600 TL para cezası

Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Canan Coşkun, “Hakim ve savcılara indirimli konut” haberinde, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 12.600 TL adli para cezasına çarptırıldı.

Kararını veren mahkeme, suçun basın görevi çerçevesinde işlenmesini dikkate alarak, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan 490 gün adli para cezasına çarptırdı. Suçun tek bir fiil ile birden fazla mağdura yönelik işlendiği gerekçesiyle de cezada artırıma giden mahkeme, Coşkun’un günlüğü 20 TL’den 630 gün olmak üzere 12.600 TL adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme para cezasının 20 eşit taksitle ödenmesine karar verdi.

Coşkun’un 19 Şubat tarihli yargı mensuplarına indirimli emlak satışıyla ilgili yaptığı haberde adı geçen savcı ve hakimler, kendilerine indirimli konut satılmadığını belirterek haberi yapan muhabir hakkında şikayetçi olmuşlardı. Hazırlanan iddianamede 2 savcı müşteki, aralarında dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Başsavcıvekilleri ve hakimlerin bulunduğu 8 kişi ise mağdur olarak yer almıştı.

Coşkun’un “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçu kapsamında 23 yıl 4 ay hapsi istenmişti.

Bakan Bozdağ’dan Alman Adalet Bakanına tepki

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında Can Dündar’ı yeni yıl resepsiyonuna davet eden Almanya Adalet Bakanına sert tepki gösterdi. Bozdağ CHP’nin Anayasa Mahkemesine başvuracak olmasını da eleştirdi.

Bozdağ, Almanya Adalet Bakanına tepki göstererek “Alman Adalet Bakanı Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilere zarar verecek bir teşebbüste bulunmuştur, umarım bu teşebbüsünden vazgeçer, hem de Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye ziyareti öncesi böyle bir işe teşebbüs etmesi daha da vahim bir durumdur. Umarız ki sayın Bakan bu daveti iptal eder, resepsiyonda Türkiye aleyhine çalışan birini Almanya’nın Başbakanının Türkiye’ye gelmesinin arifesinde konuşturmaz” dedi.

Başbakan Yıldırım: Meclis’te Cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açılabilecek

Başbakan Binali Yıldırım, Dünya Gümrük Günü etkinliklerine katılarak açıklamalarda bulundu. Yıldırım konuşmasında Anayasa Değişiklik Teklifine değinerek,” Mevcut sistemde Cumhurbaşkanını yargılama hemen hemen imkansız. Cumhurbaşkanı bu kadar çok yetkiye rağmen suçlanamıyor. Yetki kullanıyorsan, sorumlulukta olacak. Sadece vatana ihanetten suçlanabilir. Şimdi geleni söyleyim, Cumhurbaşkanı, Bakanları yardımcıları hepsi, her suçtan dolayı suçlanabilecek. Meclis’te haklarında soruşturma açılabilecek” diye konuştu.

Almanya, yabancı devlet başkanlarına hakaretle ilgili yasayı kaldırdı

The Associated Press’de yayınlanan habere göre, Almanya Hükümeti, yabancı liderlerin şerefini savunma konusundan çekildiğini açıkladı.

Adalet Bakanı Heiko Maas çarşamba günü yaptığı açıklamada, Almanya’nın, yabancı bir devlet başkanına hakaret ettiği düşünülen herhangi birinin kovuşturulmasını “gereksiz ve miadı dolmuş” olarak gördüğünü söyledi.

Geçtiğimiz yıl Alman hükümeti, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında hakaret içerikli şiir yazan bir televizyon komedyenini Boehmermann’ın soruşturulmasına ,Türk hükümetinin isteği üzerine, izin vermek gibi garip bir tavır takınmıştı.

Savcılar, daha sonra, Jan Boehmermann’ın herhangi bir suç işlediğine dair yeterli bir delil olmadığını söyleyerek davayı düşürdü.

“Trump, ‘Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulsun’ talimatı verecek”

ABD Başkanı Trump’ın, imzalayacağı bir kararname ile “Suriye’de halkın korunması için güvenli bölgeler oluşturulması” talimatı vereceği iddia edildi.

Amerikan medyasında yer alan ve açık kaynaklarda görülebilen imzasız bir başkanlık kararname taslağında, “Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulması” maddesi yer aldı.

“Yabancıların Terörist Saldırılarından Ülkeyi Korumak” başlıklı taslağın altıncı maddesinde “Suriye halkının korunması için güvenli bölgeler oluşturulması” öneriliyor.

Taslak metinde ABD Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının, Suriye’de ve komşu ülkelerde güvenli bölgeler oluşturulması için 3 ay içinde taslak bir plan hazırlaması öngörülüyor.

Rusya: Trump, Suriye’de ‘güvenli bölge’ için bize danışmadı

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de ‘güvenli bölgeler’ oluşturacağı yönündeki planı duyurmadan önce Rusya’ya danışmadığını söyledi.

Dimitri Peskov, ABD’nin bu adımı atmadan önce, 6 yıldır savaşın sürdüğü ülkede güvenli bölge oluşturmanın “tüm sonuçlarını ölçüp tartması” gerektiğini belirtti.

Reuters ajansının haberine göre, gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Peskov, “Hayır, Amerikalı ortaklarımız bunu bize danışmadı. Bu, çok büyük bir karar. Bu planın mültecilerle olan durumu daha da alevlendirmemesi önemli ancak sanırım olası tüm sonuçlarının ölçülüp tartılması gerekli” dedi.

ABD’den vatandaşlarına Türkiye için yeni uyarı

ABD Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarını, “olası Türkiye ziyaretlerini gözden geçirmeleri” konusunda uyardı.

Bakanlık web sitesinde yayımlanan uyarı yazısında; ABD vatandaşları, artan terör eylemlerine dikkat çekilerek, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesine gitmekten kaçınmalarını tavsiye edildi.

Bakanlık ayrıca, ABD devlet görevlilerinin İstanbul ve Türkiye’nin Güneydoğu bölgesine yapacakları resmi ziyaretlere kısıtlamalar getirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’deki terör saldırılarının büyük etkinlikler, turistlerin yoğun olduğu yerler, restoranlar, gece kulüpleri, ibadethaneler ve çeşitli ulaşım merkezlerinde gerçekleştirildiğini ve özellikle yabancıların cinayet ve adam kaçırma eylemlerinde hedef alındığını belirti.

Bakanlık vatandaşlarına, kişisel güvenlik önlemlerini gözden geçirmelerini, yerel haber kaynaklarını takip etmeleri ve her an tetikte olmalarını önerdi.

Rusya’dan ‘Özerk Kürt Bölgesi’ önerisi

Rusya’nın hazırlayarak, hükümete karşı silahlı mücadele yürüten gruplara sunduğu “Suriye Anayasa taslağı”nda, ülkenin üniter devlet olarak kalmasını, ancak “Özerk Kürt Bölgesi”nin oluşturulması öngörülüyor.

Rus haber ajansı İnterfax’ın haberine göre, Suriye’nin diğer bölgelerinde yaşayan halkın kendi dilini ana bölgesel dil olarak seçme hakkını da içeren söz konusu belge, şeriatın ülkenin ana hukuk kaynağı olmasından çıkarılmasını da öngörüyor.

Cumhurbaşkanı’nın yedi yılda bir seçildiği bir yönetim sistemi oluşturulmasını öneren taslakta, Cumhurbaşkanı’nın Müslüman olması koşulu da kaldırılıyor. Taslakta, ülkenin adı “Suriye Arap Cumhuriyeti”nden “Suriye Cumhuriyeti”ne, tek kanatlı meclisin iki kanadı olan meclis ile değiştirilmesi isteniyor.

Rusya Devlet Başkanlığı’nın Suriye özel temsilcisi Aleksandr Lavrentyev de taslak için, “Siyasi sürecin başlatılmasının önemi“ne değinerek, Rusya’nın Suriye muhalefetine yardım etmeye çalıştığını vurguladı.

Trump su işkencesini savundu: “İşe yarıyor”

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama yönetimi tarafından yasaklanan su işkencesinin (waterboarding) ‘işe yaradığına inandığını’ söyledi ve ”Ateşe karşı ateşle savaşmalıyız” görüşünü aktardı.

Amerikan ABC News televizyonuna konuşan Trump, radikalleşmeyle mücadele konusunda ABD Savunma Bakanı James Mattis ve CIA Başkanı Mike Pompeo ile yasal olarak neler yapılabileceğini ele alacağını da belirtti.

Eski CIA Başkanı Leon Panetta ise su işkencesinin savunulmasına tepki gösterdi ve ‘bu konuda geri dönüşün ciddi bir hata’ olacağını açıkladı.

‘ABD’yi güvende tutmak istediğini’ söyleyen Trump, “IŞİD insanları vururken ve Ortadoğu’da Hristiyan oldukları için insanların kafasını keserken, Ortaçağ’dan bu yana duyulmamış şeyler yaparken su işkencesi konusunda güçlü duygularım var mı? İstihbaratın en tepesindeki insanlara sordum. İşe yarıyor mu? İşkence işe yarıyor mu? Evet kesinlikle” diye konuştu.

Trump, “Kafa kesip kameraya çekerek dünyanın her yerine yayıyorlar. Bizim de bu konuda hiçbir şey yapma hakkımız yok öyle mi?” dedi.

Pompeo ve Mattis ile bunu görüşeceğini söyleyen Trump, “Yasaların izin verdiği çerçevede her şeyi yapmak istiyorum. İşe yaradığını düşünüyor muyum? Kesinlikle öyle” dedi.

Trump, ‘ABD seçim kampanyası döneminde askerlerin su işkencesi yapmasına izin vereceğini ve terör şüphelileri konusunda daha sert olmaları istediğini’ söylemişti. Ancak Trump daha sonra bu pozisyonunu yumuşatarak ordunun uluslararası hukuku ihlal etmesine izin vermeyeceğini açıklamıştı.

Suriye’de altı örgüt Nusra Cephesi’ne karşı Ahrar’uş Şam’a katıldı

Suriye’de Şam’ın Fethi Cephesi örgütünün Astana barış sürecini destekleyen ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) bünyesindeki gruplara saldırıları ardından altı silahlı örgüt, cihatçı çizgideki Ahrar’uş Şam’a katılma kararı aldı.

Nusra Cephesi, geçen yıl adını “Şam’ın Fethi Cephesi” olarak değiştirmiş ve El Kaide ile bağını da kopardığını açıklamıştı. Bu açıklama birçok ülke tarafından inandırıcı bulunmamıştı.

Şam’ın Fethi Cephesi’nin kendilerine de saldırdığını belirten Ahrar’uş Şam, örgütle müzakere girişiminde bulunduklarını ancak buna olumlu yanıt alamadıklarını, saldırıların sürmesi halinde kendilerinin de karşılık vereceğini belirtti.

Ahrar’uş Şam ayrıca, Şam’ın Fethi Cephesi’nin saldırıları üzerine altı grubun kendilerine katıldığını açıkladı.

Cüneyt Çakır’a bu hafta maç verilmedi

18. haftada oynanan Karabükspor – Galatasaray maçını yöneten Cüneyt Çakır’a bu hafta maç verilmedi. Maçlarda görev alan hakemler şöyle:

28 OCAK CUMARTESİ
16.00 Çaykur Rizespor-Kardemir Karabükspor: Yaşar Kemal Uğurlu
19.00 Antalyaspor-Aytemiz Alanyaspor: Arda Kardeşler
19.00 Galatasaray- Akhisar Belediyespor: Ali Palabıyık

29 OCAK PAZAR
13.30 Gençlerbirliği-Osmanlıspor: Serkan Çınar
15.00 Medipol Başakşehir-Bursaspor: Halis Özkahya
16.00 Trabzonspor-Gaziantepspor: Ümit Öztürk
19.00 Kayserispor-Fenerbahçe: Mete Kalkavan

30 OCAK PAZARTESİ
20.00 Beşiktaş-Atiker Konyaspor: Özgür Yankaya
20.00 Adanaspor-Kasımpaşa: Bülent Yıldırım

blog comments powered by Disqus