TÜRKİYE

23 Ocak 2017 Pazartesi akşam özeti

23 Ocak 2017 Pazartesi günü yaşanan öne çıkan gelişmeleri sizin için derledik. Read More

Beşiktaş da darbeci askerlerden şikayetçi oldu

15 Temmuz darbe girişiminde TRT ve Digitürk’ün yayınını kesmek için hareket eden aralarında subay, astsubay, er ve 6 sivil teknik personelin bulunduğu 56’sı tutuklu 94 kişi hakkında başlatılan soruşturma tamamlandı. Tüm şüpheliler hakkında darbeye teşebbüs suçunda ayrı ayrı 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

İddianamede, darbe girişimi kapsamında yapılan toplantılar sonucu TRT ve Digitürk’ün yayınının kesileceğinin kararlaştırıldığı, bunu gerçekleştirmesi için görevlendirilen darbeci askerlerin de Harp Akademileri Komutanlığı, Hava Harp Okulu ile Hasdal Kışlası’nda yer alan 23. Piyade Tugayı 6. Alay Komutanlığı’nda görevli subay, öğrenci subay, astsubay, er ve sivil teknik bilgi işlem personelinden oluştuğu belirtildi.

İddianamede, darbe girişimi kapsamında yayını kesmek için TRT Ulus binasına, biri binbaşı 5’i yüzbaşı, bir üstteğmen, bir astsubay, 35 er olmak üzere 43 darbeci askerin 4 askeri araçla birlikte saat 22.00 sıralarında gittikleri, kapıdaki görevli güvenlik görevlilerine “Terör tehdidi var. Binayı süratle boşaltın” diyerek binayı boşaltıkları, 4 güvenlik görevlisinin tabancalarına el koyarak binada bıraktıkları belirtildi. Daha sonra 10 kişilik darbeci asker grubunun da helikopterle TRT’ye gelerek darbeci askerlere katıldıkları ifade edildi.

TRT’nin işgali sırasında toplanan kalabalığın dağıtılması için darbeci askerlerin havaya ateş ettikleri belirtilen iddianamede, darbeci askerlerin sabah 7.45’te gelen polis ekiplerine teslim oldukları anlatıldı. Bir havacı albay ile 5 askerin ise olay yerinde buldukları sivil kıyafetleri giyerek olay yerinden kaçtıkları belirtildi. İddianamede sivil kıyafet girek kaçan darbecilerin kaçma anına ilişkin fotoğraflarda yer aldı.

Yine iddianamede, Digitürk binasını ele geçirip yayınını kesmesi için de 3’ü sivil teknik personel olmak üzere 43 darbeci askerin görevlendirildiği, bu kişilerin de helikopter pilotu Kerime Yıldırım’ın kullandığı helikopterle Vodafone Arena Stadı’na 3 kez iniş yaparak bırakıldıkları belirtildi.

Stadda Binbaşı Ali Akkaş önderliğinde toplanan şüphelilerin stat kapılarına zarar vererek dışarıya çıktıkları, kendilerini stattan Digitürk binasına götürmesi için bir İETT otobüsünü silah zoruyla durdurarak, Digitürk binasına gittikleri belirtildi. Yine sivil bir cipin de yoldan çevrildiği bir Üsteğmen ile 3 sivil teknik personelin de bu ciple Digitürk binasına gittikleri kaydedildi.

Digitürk binasına giden darbeci askerlerin, binayı ele geçirdiği, yayını durdurmaya çalıştıkları, Digitürk personeline yayının kesilmesi için baskı yaptıkları, yayın kesilemeyince darbecilerin başındaki Binbaşı tarafından içerideki cihazlara ateş edildiği anlatıldı. Şüphelilerin daha sonra gelen polis ekiplerinin yapmış olduğu yoğun müzakerelerden sonra teslim oldukları belirtildi.

Darbeci askerlerin, Ulus ve Digitürk binalarına gitmek için Vodafone Arena Stadı’nı kullandıkları belirtilen iddianamede, darbeci askerlerin stadın çimlerine zarar verdikleri, kapılarını kırdıkları belirtildi. Bu kapsamda Beşiktaş Jimnastik Kulubü Derneği’nin müşteki olarak yer aldığı belirtildi.

AKP ve Emniyet saldırganını ‘FETÖ’ üyesi zannedip polise ihbar etmişler

İstanbul’da geçen Cuma gecesi AKP İl Başkanlığı ve Vatan Caddesi’ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen LAW silahlı saldırıları gerçekleştirdiği Emniyet tarafından ifade edilen DHKP/C’li Şerif Turunç dün Tekirdağ’da polisin düzenlediği operasyonda sağ olarak gözaltına alındı. Birlikte hareket ettiği belirlenen ve aynı örgüte üye olduğu ifade edilen Bilgehan Karpat ise Muratlı ilçesinde çıkan çatışmada öldürülmüştü.

Vurularak öldürülen Bilgehan Karpat’ı, İnanlı mesire alanındaki metruk binada o sırada alkollü içki eşliğinde sohbet eden 3 kişinin FETÖ’cü zannederek polise ihbar ettiği ortaya çıktı. Alkol alan kişilerden biri polisi arayıp ‘Burada şüpheli biri var, FETÖ’cü olabilir’ diyerek eşkalini verdiği ve polis ekiplerinin bu alana operasyon düzenlediği anlaşıldı. Polisin mesire alanına geldiğini görünce içerisinde el bombası ve kalaşnikof tüfek çıkan çantasını alamadan kaçan Karpat’ın üzerindeki el bombasını çatışması sırasında polis ekiplerinin üzerine attığı ancak şans eseri patlamadığı belirlendi.

Sırrı Süreyya Önder açılan davada ifade verdi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada gözaltına alınan ve daha sonra çıkarıldığı Sulh Ceza hakimliğinde serbest bırakılan HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, hakkında açılan davada yargılanmaya başlandı.

Ankara’dan SEGBİS yöntemi ile Diyarbakır’daki duruşmaya bağlanan HDP’li Önder, “Dokunulmazlıklar yasama döneminin sonuna kadar kaldırılmış olsaydı bir yerindelik olabilirdi. Ancak bir defaya mahsus olarak kaldırıldı. Kaldırıldığı anda da tüm dosyalar adliyelere sevk edildi. Normal şartlarda buradaki görevliyi darp etsem beni yargılayabilecek bir zemin yok” dedi.

Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2012 yılında DTK kongresinde yaptığı bir konuşmada ve çözüm sürecinde Kandil’de KCK yöneticileri ile çektirdiği bir fotoğraf nedeniyle hakkında ‘terör örgütü üyeliği’ ve ‘örgüt propagandası yapma’ suçundan dava açılan HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreya Önder’in yargılanmasına başlandı.

Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nden Diyarbakır’daki mahkemeye SEGBİS yöntemi ile bağlanan HDP’li Önder ifadesinde yasama dokunulmazlığının kaldırıldığını, ama baştan beri kendisine açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunarak şöyle konuştu:

“3 yıl buyunca bu meclisin anayasa yazım komisyonunda çalıştım. Anayasayı en iyi bilenlerden biriyim. Dokunulmazlıklar yasama döneminin sonuna kadar kaldırılmış olsaydı bir yerindelik olabilirdi. Ancak, bir defaya mahsus olarak kaldırıldı. Kaldırıldığı anda da tüm dosyalar adliyelere sevk edildi. Normal şartlarda buradaki görevliyi darp etsem beni yargılayabilecek bir zemin yok. Eğer bir zaman makinası icat edilip geçmişe dönük yargılama yapılsa olurdu. Yasalara uygun olmak koşulu ile yargılama hakkımız mutlaktır. Ama yasal olmalı.”

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreya Önder, iddianamede söz edilen tüm faaliyetlerin kamuya açık olarak yapıldığını, DTK’nın yasa dışı bir kurum olarak iddianameye yansıdığını ancak DTK’nın bir sivil toplum platformu olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Dosyada müşteki olarak geçen ve işi bizi ihbar etmek olan Turabi isimli bir şahıs var. Bu fotoğraf ile ilgili suç duyurusunda bulunmuş. Nevroz ve gazetede yayınlanan fotoğraf çözüm süreci dönemindedir. Basın savcılığı var emniyet var, bunlar kamu davası açmıyor ama Turabi diye biri müşteki olarak şikayet etmiş. Bunlar bütün Türkiye ve dünyanın gözü önünde oldu. Bütün olanlar çözüm sürecinin rafa kaldırılması ve güvenlik politikalarına dönüş ile önü açılan yargılanmalardır. Benim mecliste yaptığım konuşmalar var, bunları size göndereceğim. Bizim kaldırılan dokunulmazlığımız ile ilgili anayasada yasama sorumsuzluğu var. Bu yasa ile kaldırılamaz. DTK kongresinde yaptığım konuşmanın aynısını 2011- 2014 arasında 3 kez mecliste yapmışım. Bu da yasama sorumsuzluğu kapsamındadır. Ben duruşmaya gelerek savunma yapmak için süre istiyorum.”

CHP’li Ağbaba: Seçilecek kişi Kılıçdaroğlu da olsa biz başkanlığa karşıyız

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, anayasa değişikliğine ilişkin, partisinin Malatya İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Anayasa değişikliğiyle milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkarılacağını ifade eden Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin gensoru yetkisi, işlevleri, en önemli hakkı olan bütçe yapma yetkisi elinden alınıyor, milletvekili sayısı artıyor. Hangi ilde milletvekili sayısının azlığıyla ilgili problem var? Bu yasa geçtikten sonra milletvekilinin hiçbir anlamı olmayacak. 5 yıl için 50 milletvekilinin Türkiye bütçesine yükü 184 milyon lira. 5 yıl sonra emekli olacaklar, sağlık, özlük hakları da devam edecek.”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak anayasa değişikliğini isimler üzerinden tartışmadıklarını kaydeden Ağbaba, “Burada seçilecek kişi Kemal Kılıçdaroğlu da olsa biz başkanlığa karşıyız. Bizim partimiz de olsa biz başkanlığa karşıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine almadığı yetkiyi, meclisin Atatürk’e vermediği yetkiyi bir başkası tarafından bir başkasına veriliyor. İsmi önemli değil kim olursa olsun. Bu bile hayır vermemize yeterli” diye konuştu.

Karamollaoğlu: Şahıslara göre kanunlar çıkmaz

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Başkanlık sistemi ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Şahıslara göre kanunlar çıkmaz. Yarın o gider yerine demir yumruğu olan birisi gelir” dedi.

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen düzenlenen programa, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ASKON Kayseri Şube Başkanı Ali Özcan, SP İl Başkanı Mahmut Arıkan ve ASKON üyeleri katıldı. Toplantıda başkanlık sistemiyle ilgili konuşan Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bu kanun gündeme geldiği andan itibaren bizi bir endişe kapladı. Biz prensip olarak Başkanlık sistemine karşı değiliz ama herhangi bir başkanlık sistemine de ‘Evet’ diyecek halimiz yok. Nasıl bir başkanlık? Demokratik bir başkanlık mı? Yoksa herkesin istediği zaman ensesinde boza pişirecek, demir yumruk olacak bir başkanlık mı? ‘Efendim bizim başkanımızın demir yumruğu yoktur’ deniyor. Şahıslara göre kanunlar çıkmaz. Yarın o gider yerine demir yumruğu olan birisi gelir. Onun için ben ilk defa bu fikirlerimi Cumhurbaşkanına ilettim. Kendisi bazı fikirler söyledi. Artık onun üzerinde duracak değilim. Kanun bütçe komisyonuna gelince hemen o maddeleri getirttirdik, daha bütçe komisyonundan çıkmadan da üzerinde uzmanlarla bir çalışma yaptırdık. Belli konuları tespit ettik. Arkasından TBMM’ye gelince parti genel başkanlarına mektup yazarak başkanlık sisteminde nelere ehemmiyet verdiğimizi belirttim. Başkanlık sistemine geçildiği zaman şu noktalara dikkat edilmesi lazım; Şu anda başkanlık sistemine ihtiyaç yok. Çünkü başkanlık sistemi fiilen yürüyor. Başbakan razı olduğu için yürüyor. Başbakan Cumhurbaşkanı ile uyumlu çalışıyorsa bir problem yok. İleride ne olur endişesi ile bu çıkarılıyor. Buda zihinlerde ya bir karışıklık yada diğer problemlerin üstünü örtüyor. Buda bir siyasi manevra olarak kabul edilir.”

Samsun’da heykeltraş ve senariste saldırı

Samsun’da bir parkta oturan 2 sanatçı kimliği belirsiz 3 kişi tarafından saldırıya uğradı. Samsun Devlet Opera ve Bale Müdürlüğü’nde geçici görevle çalışan heykeltıraş Ozan Özcan bacaklarından kurşunlanarak, arkadaşı senarist olan Arif Nas ise dövülerek yaralandı.

Alaattin Çakıcı hastaneye getirildi

Bolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Alaattin Çakıcı, polis ve jandarmanın geniş güvenlik önlemleri altında Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi. Yaklaşık 1 saat, sivil cezaevi nakil aracı içinde bekletilen Çakıcı, hastanede hasta mahkum koğuşu olmadığı için tekrar cezaevine gönderildi.

Çakıcı’nın cezaevine götürülmesinin ardından avukatları gazetecilere kısa bir açıklama yaptı. Avukat Gökhan Kılıç, “Alaattin Bey bugün Bolu’dan geldi. Ancak Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hasta koğuşu olmadığı için hastane kabul edemedi. Burada bir koordinasyonsuzluk var. Tabi bakanlık buraya yazı yazarken yazışmaların daha önce yapılması gerekiyordu. Alaattin bey şimdi tekrar Bolu’ya F tipi cezaevine geri dönüyor. 16 tane çeşitli rahatsızlığı var” şeklinde konuştu.

Doğu’da Sibirya soğukları

Doğu Anadolu Bölgesi’nde Sibirya üzerinden gelen yüksek basıncın etkisi nedeniyle dondurucu soğuklar etkisini sürdürüyor. Aşırı soğuklar nedeniyle ev ve iş yerlerinin camları buz tutarken, ağaçlarda da kırağılar oluştu. Yoğun sis nedeniyle bazı yörelerde görüş mesafesi birkaç metreye kadar düştü. Bölgedeki en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında 30 derece ile Erzurum’un Tekman ilçesinde oldu.

Termometreler sıfırın altında olmak üzere Erzurum Köprüköy’de 29.2, Ağrı Hamur’da 28.6, Ağrı’da 28.2, Erzincan Oltukbeli’de 27.5, Erzurum’da 21.7, Kars’ta 21.3, Muş’ta 17.9 Ardahan’da 15, Iğdır’da 12.8 ve Erzincan’da 10 dereceyi gösterdi. Meteoroloji 12’nci Bölge Müdürlüğü uzmanları, Sibirya soğuklarının Perşembe gününe kadar devam edeceğini bildirdi. Perşembe günü beklenen kar yağışı ile birlikte sıcaklıkların mevsim normallerine döneceği belirtildi.

Barzani: Maliki başbakan olursa Kürdistan’ın bağımsızlığını ilan edeceğim

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Irak eski Başbakanı Nuri El Maliki’nin yeniden başbakan olması halinde ‘Kürdistan’ın bağımsızlığını ilan edeceğini açıklarken, “Maliki Hükümeti’nin yönettiği bir Irak’ın içinde kalmayız” dedi.

Barzani, yeni ABD Başkanı Donald Trump ile Irak’taki Kürdistan bölgesi sorumluları arasındaki iyi bir diyaloğun devam edeceğini, Washington yönetimin Kürtlere desteğinin devam edeceğine inandığını da ekledi.

Dışişleri’nden İsrail’e kınama

Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in yasadışı yerleşimlerde 560 ilave konuta onay vermesini kınadı. Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklama şöyle:

“İsrail’in işgal altında tutmakta olduğu Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimlerde 560 yeni konut inşasına onay vermesini kınıyoruz.

Yasadışı yerleşim faaliyetlerini kınayan ve bu faaliyetlerin iki devletli çözüm zeminini tahrip ettiğini kayıt altına alan 2334 sayılı ve 23 Aralık 2016 tarihli BM Güvenlik Konseyi kararına rağmen, İsrail’in sözkonusu siyasetini sürdürmesi, bu ülkenin uluslararası hukuku ve uluslarası toplumu hiçe sayan tutumunun yeni bir göstergesidir.”

Çin’de tek çocuk kuralının kalkması doğum oranlarını büyük oranda artırdı

Çin’in Ulusal Sağlık ve Aile Planlama Komisyonu (NHFPC), 1 Ocak 2016’da tek çocuk politikasının resmi olarak kaldırılmasından bu yana doğum oranında yüzde 11,5 artış yaşadığını açıkladı.

Ülkede doğurganlık yaşındaki kadınların sayısının azalmasına karşın, 2016’da 18,46 milyon çocuk dünyaya geldi. Böylece 2000 yılından bu yana doğum oranı en yüksek değerine ulaştı. Yetkililer 2016’da doğan bebeklerin yüzde 45’inin bir veya daha fazla büyük kardeşi olduğunu söylüyor.

NHFPC Başkanı Yang Wenzhuang, “Doğurma yaşındaki kadınların toplam sayısı 5 milyonun altına düştü ancak doğumların sayısı oldukça yükseldi, bu da aile planlama politikalarının değişmesinin doğru zamanda yapıldığını ve etkili olduğunu gösterdi” dedi. Wenzhuang, 2020 yılına kadar her yıl 17 ila 20 milyon arasında doğum beklediklerini söyledi.

Yetkililer 2050’ye kadar çalışma yaşına gelenlerin 30 milyon daha fazla olmasını öngörüyorlar. Çin’deki tek çocuk politikasının aşırı nüfus artışı, fakirlik ve çevrese sorunlarının önüne geçtiği savunuluyordu.

Çocuğunu duvara bantlayıp temizlik yapan anne gözaltında

ABD’nin Ohio eyaletinde, evde rahat temizlik yapabilmek için iki yaşındaki çocuğunu duvara bantlayan ve bu görüntüleri canlı olarak Facebook’tan yayımlayan bir anne gözaltına alındı.

Shayla Rudolph adlı 18 yaşındaki kadın hakkında “alıkoyma” suçundan dava açılırken çocuğu sosyal hizmetler biriminin himayesine alındı.

Rudolph, videonun bir yerel kanalda yayımlanmasından sonra polise yapılan şikayetin ardından gözaltına alındı.

Ağzı kapatılan ve kolları ve bacaklarından duvara bantlanan çocuk, 15 dakikalık video boyunca ağlarken, annesi, “Senin annen dünyanın en iyi annesi. Ağlamaya devam edersen, daha da bağlarım. Şimdi uslu dur ve televizyon izle” diyor.

Çocuğu bantladıktan sonra ev işlerine başlayan Rudolph, temizlik ve yemek yaparken, “ayak altında dolaşan çocukları böyle bantlamanın etkili bir yöntem olduğunu” söylüyor.

Eski Gambiya lideri sürgüne gitti, ’11 milyon dolar kayıp’

Eski Gambiya Cumhurbaşkanı Yahya Jammeh’in ülkeden ayrılmasından sonra, devletin kasalarından 11 milyon doların kaybolduğu açıklandı.

Devir teslim krizinin ardından iktidara gelen yeni Cumhurbaşkanı Adama Barrow’ın danışmanı Mai Ahmad Fatty, mali uzmanların kaybın tam miktarını hesaplamaya çalıştıklarını söyledi.

Yahya Jammeh’in ülkeden ayrılmasından önce Çad’a ait kargo uçağına lüks otomobillerin ve diğer bazı eşyanın yüklendiği görülmüştü.

Jammeh Cumartesi günü, 22 yıl süren iktidarının ardından sürgüne gitmişti.

Eski Gambiya Cumhurbaşkanı, yenildiği seçiminin sonuçlarını kabul etmeyi reddetmiş, daha sonra bölgesel liderlerin arabuluculuğu ve askeri müdahale tehdidi üzerine görevi bırakmayı kabul etmişti. Adama Barrow ise hala komşu ülke Senegal’de ve Gambiya’ya ne zaman döneceği net değil.

blog comments powered by Disqus